Kiril alfabesi öğrenmek için önce hazır kartlar kullandım, sonra liste ezberlemeye çalıştım, sonra bir yazı tahtasına yazdım. Hiçbiri tutmadı. İki gün sonra tekrar sıfır gibi hissediyordum. Sorun şuydu: Kiril harfleri bazıları Latin harflerine benziyor ama farklı seslere sahip. "B" gibi görünen harf aslında "V" sesi veriyor. "P" gibi görünen "R" sesi veriyor. Bu görsel yanılmaca, beyni karıştırıyordu. Kiril alfabesi öğrenmek için kendi yöntemimi geliştirdim. Harfleri üç gruba ayırdım: Latin harfleriyle aynı görünüp aynı ses verenler (kolay), Latin harfleriyle aynı görünüp farklı ses verenler (tehlikeli), tamamen yeni görünümlü harfler (sıfırdan öğrenilecek). Tehlikeli grup için hikaye kurdum, her harf için özel bir çağrışım. Örneğin, P harfine benzeyen ama R sesi veren harf için kendi hafızamda küçük bir sahne yarattım. Garip, kişisel, mantıksız görünen bir sahne. Ama işledi. Kiril alfabesi öğrenmek için yabancı dil öğrenme prensiplerini de uyguladım: Sık kullanımla maruz kalma. Telefon dilini Rusçaya geçirdim, anlayamıyordum ama harfleri görmek alışırlık yarattı. Bazı Rusça metinleri yüksek sesle okudum, anlamını bilmeden, ses-harf ilişkisi güçlendi. Bir ay sonra alfabeyi konforlu okuyabiliyordum. Hızlı değildim ama takılmıyordum. Bu temel, Rusça öğrenmenin geri kalanı için zemin oldu. Kendi yöntemini geliştirmek, hazır kartlardan daha uzun sürüyor başta. Ama beynin kendi bağlantılarını kurmasına izin veriyor. Ve bu bağlantılar daha uzun tutuyor.