Osmanlı İmparatorluğu kuruluş süreci, Anadolu'nun siyasi çalkantılarla dolu bir döneminde, küçük bir uç beyliğinin büyük bir dünya gücüne dönüşmesiyle başladı. 13. yüzyılın sonlarında Moğol baskısı altında Anadolu'nun batı sınırlarına sürülen Türkmen boyları arasında Ertuğrul Gazi liderliğindeki Kayı boyu öne çıktı. Selçuklu Sultanı I. Alâeddin Keykubad, bu boyu Söğüt ve Domaniç çevresine yerleştirdi. Ertuğrul Gazi'nin ölümünün ardından oğlu Osman Bey, yaklaşık 1299 yılında bağımsız bir bey olarak hareket etmeye başladı. Osmanlı İmparatorluğu kuruluş tarihi olarak genel kabul gören bu dönem, aslında kademeli bir özerkleşme süreciydi. Osman Bey'in stratejisi birkaç temel üzerine kuruluydu. Bizans'ın zayıflayan sınır kalelerini birer birer ele geçirdi; bu sayede hem toprak hem de itibar kazandı. Gazâ ideolojisi, yani İslam adına savaşma anlayışı, çevredeki Türkmen beylerini ve mücahitleri Osman'ın bayrağı altında topladı. Böylece küçük bir aşiret yapısından disiplinli bir siyasi yapıya geçiş sağlandı. Osman Bey'den sonra oğlu Orhan Bey 1326'da Bursa'yı fethederek ilk başkent yaptı. Bu, Osmanlı devletinin artık geçici bir uç beyliği olmadığının simgesiydi. Orhan döneminde düzenli ordu (yaya ve müsellem birlikleri) kuruldu, ilk Osmanlı sikkesi basıldı, idari yapı oturdu. Osmanlı İmparatorluğu kuruluş sürecinin hızlanmasında Bizans iç çatışmaları da belirleyici oldu. Bizans hanedanları zaman zaman Osmanlı kuvvetlerini paralı asker olarak kullandı; bu durum Osmanlıların Trakya'ya geçişini kolaylaştırdı. 1354'te Gelibolu'nun alınması, Balkanlar'a açılan kapıyı araladı. I. Murad döneminde devşirme sistemi ve yeniçeri ocağı kuruldu; merkezi otorite yerel beyler üzerinde pekişti. I. Bayezid ise Balkanlar'daki fetihleri hızlandırdı, ancak 1402'de Timur'a yenilince devlet ciddi bir krize girdi. Çelebi döneminde toparlanan Osmanlı devleti, II. Murad ve ardından II. Mehmed ile yeniden güçlendi. 1453'teki İstanbul'un fethi, Osmanlı İmparatorluğu kuruluş sürecinin taçlandığı ve artık tam anlamıyla bir imparatorluk kimliğinin kazanıldığı dönüm noktasıdır.