Tasarruf alışkanlığı kurmak hakkında o kadar şey okumuştum ki adımları ezberden biliyordum. Hesap aç, her ay otomatik aktar, dokunma. Teoride kolaydı. Pratikte üç ay dayanabildim. Tasarruf alışkanlığı kurmak deneyimim ilk iki ay boyunca iyi gitti. Her ay düzenli aktarım yaptım, bakiye büyüdü, kendimle gurur duydum. Üçüncü ay başında beklenmedik bir masraf çıktı. Büyük değil, sürpriz. Ve o hesap oradaydı, tam erişilebilir. Tasarruf alışkanlığı kurmak için en büyük düşmanın kolay erişim olduğunu anladım o gün. Hesap çok yakındı. Sıkıştığımda ilk baktığım yer orasıydı. İkinci denemede farklı bir yapı kurdum. Tasarruf hesabını maaş aldığım günün hemen ertesine otomatik transfere bağladım. Elleme fırsatım olmadan gidiyordu. Aynı zamanda bu hesabı ana bankacılık uygulamamdan ayırdım, günlük bakış sırasında görünmüyordu, zihnimde "harcama odası" değil ayrı bir yer gibi konumlandırdım. Tasarruf alışkanlığı kurmak deneyiminde öğrendiğim en değerli şey şuydu: irade yetmez, sistem gerekir. Kendime güvenmek yerine kendimi zorlayan bir mekanizma kurmak daha çalışır. İrade sonsuz değil, her gün tüketiliyor, sisteme bırakılan kararlar tüketmiyor. Altı ay geçti. Hesap bu sefer bozulmadı. Her baktığımda biraz büyüdüğünü görüyorum. Küçük bir zafer ama benim için gerçek bir başlangıç.