Doğru beden seçimi meselesini yıllarca önemsemeden geçirdim. Mağazaya girer, bedenime yakın görünen ne varsa alırdım. Bazen dar, bazen bol; ama "yeterince iyi" deyip geçerdim. Ta ki bir arkadaşım fotoğraflarıma bakarak "neden hep böyle giyiniyorsun ki?" diye sorana kadar. O gün aynada kendime dikkatli baktım. Üzerimdeki kıyafet bedenime değil, askıya uyuyordu. Omuzlar salıyordu, bel hattı neredeyse yoktu, kollar fazladan uzundu. Doğru beden seçimi aslında çok basit bir şeydi; ama hiç doğru öğrenmemiştim. Bir gün bir terziyle çalıştım. Oturarak ölçülerimi aldı; göğüs, bel, kalça, omuz genişliği, kol uzunluğu. Bunların hepsinin ayrı ayrı önemi varmış. Doğru beden seçimi tek bir sayıya değil, vücudun geometrisine bağlı. Bu bilgiden sonra alışverişe gittiğimde her şey değişti. Mağazada bir gömleği denediğimde omuz dikişinin tam yerinde olup olmadığına bakıyorum artık. Pantolon alırken bel mi kalça mı, hangisi önce uyuyor diye test ediyorum. Doğru beden seçimi bedeni değiştirmek değil; varolan bedene en doğru biçimi bulmak. En büyük fark aynada değil, gün boyunca hissettim. Bedenimi sıkmayan, sarkan, rahatsız etmeyen kıyafetlerle saatler geçince hem daha rahat hem de daha güvenli hissettim. Şimdi arkadaşlarım "nasıl bu kadar iyi giyiniyorsun?" diye soruyor. Aynı soru, farklı yönde. Cevabım basit: bedenimi öğrendim.