Sanat müzayede fiyatları, sanat dünyasının en opak köşelerinden birini oluşturuyor. Rekor kıran açık arttırma bedelleri çoğunlukla anaakım medyada yer buluyor; bu fiyatların nasıl oluştuğu ise nadiren tartışılıyor. Alım garantisi uygulamaları, hayali teklif stratejileri ve piyasa değerini yapay olarak şişiren koordineli alım ağları, bu alanda belgelenmiş sorunlar arasında yer alıyor. Sanat müzayede fiyatları sorununu derinleştiren yapısal bir unsur var: Açık arttırma kurumları hem satıcıya hem alıcıya hizmet iddiasında bulunuyor; ancak asıl geliri komisyon olduğu için yüksek fiyat her zaman kurumun çıkarına. Bu çatışma piyasanın adil fiyat tespiti yapması önünde engel oluşturuyor. Bazı durumlarda galeriler ve spekülatörler bir sanatçının işlerini koordineli biçimde satın alarak yapay arz kıtlığı yaratıyor; ardından arttırma fiyatları bu yükseltilmiş temelden hareketle sunuluyor. Sanat yatırımcıları ve koleksiyoncular için pratik sonuç şu: Müzayede fiyatı, piyasa değerinin nesnel bir yansıması değil, belirli bir anda belirli aktörlerin tercihleriyle oluşan anlık bir veri noktasıdır. Sanat müzayede fiyatları tarihini inceleyen, provenance araştırması yapan ve bağımsız değerleme hizmeti alan alıcılar, bu mekanizmanın kurbanı olmaktan büyük ölçüde korunabilir.