Balıklar uyur mu sorusu aklıma hiç gelmemişti. Akvaryumda balıkları izlerken göz kapakları olmadığı için gözleri hep açık oluyordu, bence uyumuyorlardı, nokta. O gün bir belgeselde gördüm. Bazı balıklar hareketsiz kalarak, bazıları yüzeysel sığınaklara girip saatlerce aynı pozisyonda durarak uyuyordu. "Balıklar uyur mu" sorusunun bilimsel cevabı "evet, kendi tarzlarında" idi. Balıklar uyur mu bilimsel gerçeğini öğrenmek tuhaf bir şekilde kafamı kurcaladı. On yıldan fazla yanlış bir şey bilmişim ve hiç sorgulamadan kabul etmişim. Kaç tane başka "bilgi" böyle saklı duruyordu kafamda? Bu düşünce zihinde bir kapı açtı. Gündelik hayatta "herkes böyle bilir" diye geçiştirdiğim pek çok şeyi sorgulamaya başladım. Hepsinin cevabını bulmak zorunda değildim ama soruyu sormak bile bir değişimdi. Balıklar uyur mu bilimsel gerçeği aynı zamanda bana göz kapağının zorunlu olmadığını öğretti. İnsanlar olarak uyumak için göz kapamayı şart koşuyoruz ama evrim başka çözümler üretmiş. Bu biyolojik çeşitlilik fikri o günden beri bende bir merakı canlı tutuyor. Küçük bir belgesel sahnesi yıllarca taşıdığım bir yanlış bilgiyi kırdı. Bu tür anlar için belgesel izlemeyi seviyor ve öneriyorum, bazen en sıradan bir soru sizi en beklenmedik bir öğrenmeye götürüyor.