Afet gönüllülüğü, insanın en insani dürtülerinden biriyle harekete geçtiği anlarda bile ciddi hazırlık gerektiriyor. Bir deprem, sel ya da yangın sonrasında sahaya inmek isteyenlerin enerjisi ve niyeti değerli; ancak hazırlıksız gönüllüler zaman zaman yardım etmek yerine organizasyonu zorlaştırabilir. Bu gerçeği bilmek, yardımı daha etkili hale getirmenin ilk adımı. Afet gönüllülüğü öncesinde yetkili koordinasyon noktalarına bağlanmak şart. Kızılay, AFAD ve yerel sivil toplum kuruluşları bu koordinasyonu sağlayan yapılar. Kayıt dışı ya da bağımsız bir biçimde bölgeye girmek hem gönüllünün güvenliğini tehlikeye atar hem de resmi operasyonların önünü tıkayabilir. Sahaya inecek kişinin hangi kuruluşun çatısı altında hareket edeceğini önceden belirlemesi gerekiyor. Fiziksel hazırlık da göz ardı edilmemeli. Afet bölgelerinde koşullar ağır; uyku, sıcaklık ve gıda konusunda kendi başınıza yeterli olmak zorunda olduğunuzu kabul etmek gerekiyor. Kendi ihtiyacınızı karşılayamayan gönüllü, yardım etmek yerine yük olur. Afet gönüllülüğü için ilk yardım temel bilgisi, kişisel ekipman ve kısa süreli erzak konusunda hazırlıklı olmak kritik. Psikolojik dayanıklılık da sürpriz bir gereksinim. Afet bölgesinde tanık olunan manzaralar ağır izler bırakabilir. Bazı gönüllüler bu deneyimin ardından travma belirtileri yaşar. Sahaya inmeden önce psikolojik açıdan hazırlıklı olmak ve sonrasında destek almaktan çekinmemek uzun vadede daha sağlıklı bir gönüllülük deneyimi sunar.