Klasik fizik kuantum mekaniği karşılaştırması, iki teorinin birbirinin rakibi olup olmadığı sorusunu gündeme taşır. Yanıt açıktır: Rakip değiller, farklı ölçek aralıklarında geçerli yaklaşıklıklardır. Ancak bu yalın ifade, aralarındaki derin kavramsal uçurumu gizler. Klasik fizik, Newton mekaniği ve Maxwell elektrodinamiğiyle temsil edilen çerçeve, makro ölçekteki cisimlerin hareketini son derece doğru biçimde tanımlar. Bir köprünün yüklere verdiği tepkiyi, bir gezegenin yörüngesini ya da bir uçağın aerodinamik davranışını klasik denklemlerle hesaplamak hem mümkün hem pratiktir. Matematiksel araçlar anlaşılırdır; sonuçlar belirlidir; determinizm hakimdir. Klasik fizik kuantum mekaniği karşılaştırması yapıldığında, klasik fizik sezgiye daha yakın, öngörüleri somut ve doğrudan uygulanabilir bir çerçeve sunar. Ancak atom altı ölçeğe inildiğinde tablo köklü biçimde değişir. Kuantum mekaniği, bir elektronu veya fotonu klasik yollarla tanımlamaya çalışmanın başarısız olduğu gözleminden doğdu. Dalga-parçacık dualitesi, belirsizlik ilkesi ve süperpozisyon gibi kavramlar, klasik sezgiyle bağdaşmaz. Bir parçacık gözlemlenmeden önce belirli bir konumda değildir; olasılık dalgası olarak birden fazla yerde "aynı anda" bulunur. Ölçüm, sistemi etkiler. Kuantum mekaniği bu tuhaf davranışları olağanüstü hassasiyetle tahmin eder, modern elektroniğin, laser teknolojisinin ve tıbbi görüntüleme sistemlerinin teorik zemini burada yatar. Sınır nerede çizilir? Klasik fizik kuantum mekaniği karşılaştırmasının pratik sınırı, büyük ölçüde Planck sabitiyle ilişkilidir. Eylem ölçeği Planck sabitine yaklaştığında kuantum etkileri belirleyici olur; uzaklaştığında klasik denklemler yeterli bir yaklaşıklık sağlar. Karşılıklılık ilkesi (correspondence principle) tam da bunu tanımlar: Kuantum mekaniği, büyük kuantum sayılarında klasik fizikle örtüşen sonuçlar verir. Kavramsal açıdan ise iki çerçeve arasındaki gerilim hâlâ çözüme kavuşmuş değildir. Kuantum mekaniğinin yorumu, Kopenhag, çok-dünyalar, pilot-dalga, tartışmalı olmayı sürdürür. Kendi içinde tutarlı olan kuantum mekaniği, yerçekimini tanımlamakta yetersiz kalır; genel görelilik ise kuantum çerçevesiyle henüz birleştirilememektedir. Bu iki büyük teorinin nasıl bütünleşeceği sorusu, fizikteki en açık problemlerin başında yer alır.