Dünya dans günü etkinlikleri her yıl tekrarlanır, duyurular yapılır, gösteri sahneleri kurulur ve akabinde büyük ölçüde unutulur. Peki bu etkinliklerin dans kültürüne gerçek bir katkısı var mı, yoksa yalnızca takvim doldurmak için mi varlar? Dünya dans günü etkinliklerinin temel sorunu derinlikten yoksun olmasıdır. Tek günlük gösteriler, dans topluluğunun uzun vadeli sorunlarını çözmez. Salonların finansman eksikliği, dans eğitiminin müfredata dahil edilmemesi, profesyonel dansçıların yeterli gelir elde edememesi gibi yapısal meseleler bir gösteri etkinliğiyle çözülmez. Bir diğer sorun hedef kitleyle buluşma biçiminde yatar. Dans etkinlikleri çoğunlukla zaten dans dünyasının içinde olan kişilere seslenir. Performanslar, dans topluluğunu beslediği için değerlidir; ancak yeni izleyici kazanmak ve toplumsal farkındalık yaratmak için yeterli değildir. Etkinliklerin dışa dönük bir stratejiye ihtiyacı vardır. Dünya dans günü etkinlikleri aynı zamanda kültürel homojenlik açısından da eleştiriye açıktır. Pek çok etkinlikte bale ve Batı tarzı dans biçimleri öne çıkarken yerel ve geleneksel dans formları arka planda kalır. Bu eğilim, kapsayıcılık iddiasıyla çelişir. İşlevsel bir etkinlik olması için dünya dans günü etkinliklerinin takvimin ötesine geçmesi gerekir. Okullarda kalıcı dans programları için lobi yapmak, yerel dans gruplarını finansman kaynaklarıyla buluşturmak ve gelecek etkinlikler için zemin hazırlamak: Bunlar sembolik ötesi hedefler gerektirir. Aksi hâlde bu gün yalnızca bir sosyal medya içeriği üretim fırsatı olarak kalır.