Balık tutma başlangıcım bir yaz tatilinde bir gölün kenarında oldu. Akrabalarım oltayla oturuyordu, ben de katıldım. Balık tuttuğumda o his, beni yakaladı. Döndüğümde malzeme aldım, araştırmaya başladım, o hobiye ciddi kapıldım. Balık tutma başlangıcında hiç kimse söylemedi ama şimdi keşke söyleseydi dediğim birkaç şey var. İlki: başlangıç malzemesi konusunda abartmayın. Ben ilk ay çok fazla ekipman aldım, farklı iğneler, farklı yemler, farklı misina. Bunların çoğu hiç kullanılmadı. Tek bir basit set ile çok daha uzun süre çalışabilirsiniz. İkincisi: sabah erken saatler ve akşam üstü en verimli zamanlardır. Balık tutma başlangıcında bunu geç öğrendim, öğle vakitleri saatler bekledim, hiçbir şey tutmadım. Zamanlamayı anladıktan sonra her seferinde bir şeyler tutmaya başladım. Üçüncüsü: tuttuğunuz yeri not edin. Koordinat, saat, hava, hangi yem kullandığınız, ne tuttunuz. Balık tutma başlangıcında bu notlar zamanla bir bilgi kaynağına dönüşüyor. Dördüncüsü, ve bunu özellikle söylüyorum: balık tutmak beklentisiz olmayı öğretiyor. Tutmak ya da tutmamak ikincil. Orada olmak, suya bakmak, beklemek, bu kendi başına bir deneyim. Balık tutma başlangıcı bana 'sonuçsuz geçirilen vakit de değerlidir' öğretisini getirdi.