Genç yetişkin roman YA edebiyatı tartışması, son on beş yılın yayıncılık dünyasındaki en belirgin eğilimlerinden birini kapsıyor. YA kategorisinin küresel pazar büyüklüğü dramatik biçimde arttı. Peki bu büyüme okuyucu talebinden mi, yoksa yayıncı stratejisinden mi geliyor? Genç yetişkin roman YA edebiyatı kategorisi on iki ile on sekiz yaş arası okuyucuları hedefliyor. Ancak araştırmalar bu kitapların önemli bir bölümünün yetişkin okuyucular tarafından satın alındığını gösteriyor. Bazı raporlar on sekiz-otuz beş yaş arasındaki okuryazarların YA kitap tüketiminin beşte birini oluşturduğunu öne sürüyor. Bu durum hem ilginç bir sosyolojik gözlem hem de edebiyat değerlendirmesi için zorlayıcı bir soru. Yayıncılar açısından YA kategorisi avantajlı: hedef kitle net, pazarlama maliyetleri düşük, okul kütüphaneleri ve müfredat bağlantısı potansiyeli yüksek. Bu faktörler yayınevlerinin YA'ya ağırlık vermesini teşvik ediyor. Aynı hikayeyi yetişkin kurgu olarak çıkarmak yerine YA olarak sunmak zaman zaman bilinçli bir pazar kararı. Bu kararın meşruiyeti yok mu? Var. Ama neyin ne amaçla üretildiğini anlamak için bu arka planı bilmek gerekiyor. Genç yetişkin roman YA edebiyatı içeriğine yönelen eleştiriler de var: genellikle iyi-kötü ayrımının belirgin olduğu ahlaki çerçeve, romantik ilişkilerin merkezi konumu, kahramanın büyüme yolculuğunun şablon bir yapıda sunulması. Bu eleştiriler bütün YA kitapları için geçerli değil; ama pazar baskısının bu şablonları pekiştirdiği de bir gerçek. Öte yandan YA edebiyatının gençleri okumaya çekmesi, kimlik keşfini destekleyen temalar işlemesi ve çeşitli deneyimlere yer açması gerçek katkılar. Bu katkıları görmezden gelen salt eleştirel okuma da eksik kalıyor. Tartışma ikili bir değerlendirme gerektiriyor.