İlk kez kredi notuma baktığımda ne anlama geldiğini tam bilmiyordum. Sadece rakamın kötü olduğunu söylemişlerdi. Kredi başvurusu reddedilmişti ve arkadaşlarımın bu konu hakkında konuştuklarını zaman zaman duymuştum. Şimdi benim de bir sorunum vardı. Kredi notu yükseltme deneyimim önce nedenini anlamakla başladı. Geç ödemeler birikmiş, bir borç uzun süre ödenmemiş, kullanım oranı çok yüksek kalmış. Bunları öğrenmek beni üzdü ama haritasız gitmekten iyiydi. Kredi notu yükseltme deneyiminde ilk adımım geç ödemeler sorununu çözmekti. Küçük borçlardan başlayıp her ay düzenli ödemeye geçtim. Sadakat değil mekanizma kurdum, otomatik ödeme talimatları, hatırlatmalar, takip tablosu. Birkaç ay geçince notun biraz hareket ettiğini gördüm. Hızlı değildi ama yönü doğruydu. Bu küçük ilerleme motivasyonu sürdürmek için yeterliydi. Kredi notu yükseltme sürecinin orta aşamasında öğrendiğim en önemli şey şuydu: kullanım oranı kritikti. Limit doluysa ya da limite yakınsa, düzenli ödesen bile not yükselmiyordu. Kullanımı düşürmek önce zor geldi, o limitler "o kadar para var" gibi hissettiriyordu ama hissetmek ile olmak farklı şeydi. On sekiz ay sonra nota baktım. Dört yüzden bin yediyüze çıkmıştı. Hedef daha yüksekti ama nereden nereye geldiğimi görmek, nasıl gittiğimi de netleştirdi.