Fabrika çevre şikayeti bildirme sürecime dair anlatabileceğim en dürüst şey şu: beklediğimden çok daha uzun ve yorucu bir yoldu. Mahallemizdeki fabrika her sabah yedide bir şey yanıyordu. Dumanın rengi griden siyaha dönüyordu zaman zaman. Camı açamıyorduk. Köpeğimi dışarı çıkarmak istemiyordum. Komşular konuşuyordu ama kimse resmi adım atmıyordu. Ben attım. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın web sitesinde Çevre İzin ve Lisans Portalı var. Oradan şikayet formu doldurmak teoride kolay görünüyor. Pratikte hangi kategori, hangi aciliyet derecesi, belge yüklemek gerekiyor mu, sorular kafamı karıştırdı. Bir saatte formu doldurdum. Sonra bekleme başladı. Otuz gün içinde yanıt verilmesi gerekiyordu. Yirmi sekizinci gün "inceleme devam ediyor" mesajı geldi. Fabrika çevre şikayeti süreci içinde en can sıkıcı kısım bu belirsizlik dönemi. Kırkıncı günde telefon aldım. Bir yetkili aradı, fabrikayı ziyaret ettiklerini söyledi. Benden fotoğraf ve tarih-saat kaydı istediler. Neyse ki her gün düzenli tutuyordum: telefon kamerası, ekran görüntüsü hava durumu uygulamasından tarih için, kısa ses kaydı. Bunlar çok işe yaradı. Altmışıncı günde fabrikaya idari uyarı verildiğini öğrendim. Duman rengi iyileşti biraz. Tamamen bitmedi ama değişti. Fabrika çevre şikayeti sürecinde öğrendiğim en önemli şey: belge tutmak her şeyden önce gelir. Tarih, saat, fotoğraf, varsa koku veya gürültü tanımları. İkincisi: tek şikayetçi olmamak güçlendirir. Komşular da şikayette bulundu, birlikteydi. Üçüncüsü: sabır. Hızlı olmaz, ama sonuçsuz da kalmıyor.