Türkiye İkinci Dünya Savaşı boyunca resmi olarak tarafsız kalmayı başardı. Bu tutum, hem diplomatik bir denge sanatını hem de dönemin büyük güçleriyle yapılan zorlu pazarlıkları içeriyor. Savaş başladığında Türkiye, İngiltere ve Fransa ile imzalanmış bir ittifak antlaşmasına sahipti (1939). Ama Fransa'nın hızla çökmesi ve Almanya'nın büyük zaferler kazanması, bu ittifakın pratikte uygulanmasını ciddi ölçüde güçleştirdi. **Dönemin cumhurbaşkanı İsmet İnönü** Türkiye İkinci Dünya Savaşı sürecini, başında İsmet İnönü'nün bulunduğu bir dönemde geçirdi. İnönü'nün dış politikası, her iki bloğa da kapıları açık tutmak; ama Türkiye'yi doğrudan savaşın içine çekmemek üzerine kuruluydu. **Almanya ile ticaret** Savaş yıllarında Türkiye, Almanya'ya krom madeni sattı. Bu metal silah sanayii için stratejik öneme sahipti. Bu durum müttefiklerce eleştirildi; ama Türkiye bu ticareti kaldıraç olarak kullanarak her iki taraftan da baskı görmeyi dengelemeye çalıştı. **Savaşın son günleri** Türkiye İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda, Şubat 1945'te Almanya ve Japonya'ya savaş ilan etti. Bu karar pratik bir savaşa katılım değil; kurulan Birleşmiş Milletler'e üye olmak için gerekli şartı yerine getirme girişimiydi. **Sonuç** Türkiye'nin savaşa katılmaması, ülkenin hem büyük kayıplardan korunması hem de ekonomik açıdan güçlenen tarafla ilişkisini sürdürmesi anlamına geldi. Tarafsızlık politikası, dönemin en zorlu dış politika dengelerinden biri olarak tarihe geçti.