Türkiye'de çocuk gelişimi merkezi sayısı son dört yılda yüzde kırk oranında artarak ülke genelinde yeni bir rekora ulaştı. Sağlık Bakanlığı'nın yayımladığı verilere göre lisanslı çocuk gelişimi ve rehabilitasyon merkezlerinin sayısı 2020'deki düzeyinin yaklaşık bir buçuk katına çıktı. Büyümenin coğrafi dağılımı dengeli bir görünüm sergilemiyor. Açılan yeni merkezlerin büyük bölümü İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere büyük şehirlerde yoğunlaşırken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu illerinde erişim kısıtları süruyor. Uzmanlar, çocuk gelişimi merkezi Türkiye haritasındaki bu eşitsizliğin, söz konusu illerdeki erken müdahale fırsatlarını sınırlamaya devam ettiğini belirtiyor. Talebin artışını tetikleyen nedenler çok boyutlu. Otizm spektrum bozukluğu ve gelişimsel gecikme tanılarındaki artış, erken müdahale hizmetlerine yönelik farkındalığın yükselmesi ve sosyal güvenlik sisteminin bu hizmetleri giderek daha geniş kapsamda karşılaması, çocuk gelişimi merkezi Türkiye büyümesini besleyen başlıca etkenler olarak öne çıkıyor. Nitelik tartışması da gündemi işgal ediyor. Meslek kuruluşları, hızlı büyümenin ardından hizmet standardizasyonu konusundaki endişelerini dile getirdi. Çocuk gelişimcisi ve özel eğitim uzmanı gibi nitelikli personel yetersizliği, sektörün arzı talebe yetiştiremediği alanlarda keskin biçimde hissediliyor. Sistemik boyutlar da tabloya eklendiğinde manzara karmaşıklaşıyor. Çocuk gelişimi merkezi Türkiye ekosistemindeki oyuncuların önemli bir kısmı özel sektör bağlantılı. SGK geri ödemelerinin kapsamı ve hizmet başına ödeme oranlarının yeterliliği, hem ebeveynler hem de merkez işletmecileri açısından kronik bir tartışma konusu olmayı sürdürüyor. Alandaki uzman akademisyenler ise mevcut büyüme rakamlarını umut verici bulmakla birlikte asıl göstergenin hizmet erişimindeki eşitlik ve müdahale kalitesi olduğunu vurguluyor. Gelişimsel desteğe erişim ne kadar erken gerçekleşirse uzun vadeli çıktılar o denli olumlu seyrediyor; bu nedenle büyük şehirler dışındaki kapasiteyi artıracak teşvik mekanizmaları sektörde öncelikli politika gündemini oluşturuyor.