Parasal aktarım mekanizması merkez bankası ilişkisi, para politikasının finansal piyasalar aracılığıyla tüketim, yatırım ve enflasyon üzerindeki etkisini açıklayan kanallar sistemini tanımlar. Bu mekanizmaların doğru anlaşılması, para politikasının etkinliğini ve sınırlarını değerlendirmek için vazgeçilmez bir analitik zemin sunar. Parasal aktarım mekanizması literatürü birkaç temel kanalı ayırt eder. Faiz oranı kanalı, klasik IS-LM çerçevesinin kalbidir: kısa vadeli nominal faizler değiştiğinde reel faizler ve dolayısıyla yatırım ile tüketim kararları etkilenir. Kanalın etkinliği beklenti oluşumu ve dönüşüm mekanizmaları aracılığıyla uzun vadeli faizlere ve firmaların sermaye maliyetine ne kadar yansıdığına bağlıdır. Kredi kanalı, geleneksel faiz kanalının bilgi asimetrisi koşullarındaki yetersizliğini tamamlar. Bilanço kanalı, merkez bankası faiz değişikliklerinin firmaların net değerini ve teminat kapasitesini etkileyerek kredi arzını nasıl şekillendirdiğini açıklar. Banka kredi kanalı ise banka mevduatları ve kredi arzı üzerindeki doğrudan etkileri içerir; bankacılık sektörünün bilançosunun durumu bu kanalın etkinliğini belirler. Döviz kuru kanalı, açık ekonomilerde parasal aktarım mekanizmasının kritik bir boyutunu oluşturur. Faiz artışı sermaye girişi ve kur değerlenmesi yoluyla ihracat rekabetçiliğini etkileyebilir; bu kanal küçük açık ekonomilerde özellikle güçlüdür. Parasal aktarım mekanizması merkez bankası analizlerinde döviz kuru kanalının ağırlığı, ekonominin açıklık derecesiyle orantılı olarak değişir. Varlık fiyatı kanalı ve servet etkisi özellikle 2008 sonrası parasal genişleme döneminde merkezi önem kazandı. Varlık alım programları (QE) aracılığıyla merkez bankalarının uzun vadeli tahvil ve varlık fiyatlarını doğrudan etkilemesi, sıfır alt sınırı (zero lower bound) koşullarında geleneksel faiz kanalının tıkandığı ortamda uygulamaya konan bir alternatif aktarım yoludur. QE'nin enflasyon ve büyüme üzerindeki etki büyüklüğü ise ampirik olarak hâlâ tartışmalı bir mesele olmayı sürdürmektedir.