Bir kitabı "bestseller" yapan nedir? Satış rakamı. Yani çok sayıda insanın satın aldığı kitap. Bestseller listesi okuma kültürü tartışması, bu iki şeyin, satın almak ile okumak, ne kadar farklı olduğunu anımsamakla başlıyor. Araştırmalar, satın alınan kitapların önemli bir bölümünün okunmadığını ortaya koyuyor. Özellikle uzun soluklu ya da yoğun kitapların başında terk edilme oranı yüksek. "Bestseller" etiketi okuyucuya kalite ya da etki sinyali veriyor; ama aslında yalnızca dağıtım ve pazarlama başarısını temsil ediyor. Bestseller listesi okuma kültürü açısından bir başka sorun, listelerin nasıl oluşturulduğu. Büyük yayınevleri ve dağıtımcılar, belirli başlıkları toplu satın alma yoluyla listelere taşıyabiliyor. Kurumsal satın almalar, paket satışlar ve lansman haftası koordinasyonu liste sıralamasını yapay biçimde yükseltiyor. Bu tabloda "en çok satan" ile "en çok okunan" arasındaki uçurum derinleşiyor. Listelerin temsil ettiği çeşitlilik de sorguya açık. Hangi türler, hangi yazarlar, hangi perspektifler ön sıralara çıkıyor? Büyük yayınevlerinin baskın olduğu sistemde küçük baskılar, yerel sesler ya da alışılmadık türler listede görünmüyor, okunmadıklarından değil, dağıtım altyapısına erişemediklerinden. Bestseller listesi okuma kültürünü yansıtmıyorsa, ne işe yarıyor? Dikkati bir noktaya yoğunlaştırıyor, kitap keşfini kolaylaştırıyor ve yayıncılık ekonomisini taşıyor. Bunlar gerçek işlevler. Ama listeyi bir kalite ya da kültürel değer ölçütü olarak kullanmak, aracı amacıyla karıştırmak.