Yüksek tavan yanılsaması yanılgısı, dekorasyon içeriklerinde sürekli dolaşan bir efsaneye dönüştü. "Dikey çizgili duvar kağıdı tavan yükseltir", "uzun perdeler mekanı büyütür", "açık renkler mekânı ferahlatır"... Bu öneriler her dergide, her blog yazısında tekrar ediyor. Ama ne kadarı gerçekten işe yarıyor? Yüksek tavan yanılsaması yanılgısının en yaygın örneği dikey çizgilerdir. Dikey desenler teorik olarak göz çekmesini yukarıya doğru yönlendirir. Ancak bu etki, yalnızca belirli oda boyutlarında ve doğru çizgi kalınlığında işe yarar. Düşük tavanlı, dar bir odaya uygulanan sert dikey çizgiler bazen tersi etki yaratarak odayı daha sıkışık gösterir. Uzun perdeler meselesine gelince: Evet, tavanın hemen altından zemine kadar uzanan perdeler tavan yükseltme hissi verebilir. Ama çoğu ev pencerelerin konumu buna uygun değildir; boru tesisatları, klima üniteleri ya da balkon kapıları perdenin doğru konumlanmasını engeller. Gerçek yaşam koşulları dekorasyon tavsiyelerinin ideal senaryolarından farklıdır. Açık renk kullanımı ise en çok abartılan yüksek tavan yanılsaması yanılgılarından biri. Açık renkler mekanı ferahlatır ama tavan yüksekliğini gerçek anlamda değiştirmez. Üstelik açık renkli bir odada mobilya ve aksesuarların görsel ağırlığı artarsa bütünsel ferahlık hissi kaybolabilir. En dürüst tavsiye şu: Mekan planlaması gerçek boyutlarla yapılmalı. Yanılsama yaratmak geçici bir his verebilir; ama evinizle gerçek bir uyum kurmak için mevcut koşulları kabullenmek daha sağlıklı bir başlangıç noktasıdır.