İnce Memed roman etkisi bende çok geç oluştu. Kitabı on yıldır listemizdeydi ama bir türlü sırası gelmemişti. Geçen yaz bir haftalık tatilde yanıma aldım; dönüşte İstanbul'a Orta Anadolu'dan farklı gözlerle bakıyordum. Romandaki ağaç tasvirleri ilk başta dikkatimi çekmemişti. Ama okudukça fark ettim: yazar ağaçları dekor olarak kullanmıyor; onlar bir kültürün belleğidir sayfaların arasında. Menengiç ağacı, meşe, çalılar; her biri bir toprak bilgisi taşıyor. İnce Memed roman etkisi bende en çok yürüyüş sırasında belirdi. Parkta veya yolda bir ağaç gördüğümde adını bilmek istedim artık. Botanik bilgim sıfıra yakındı; ama merak uyandı. Bir uygulama indirdim, fotoğraf çekince türünü söyleyen. Şimdi çevremde hangi ağacın ne olduğunu biliyorum çoğunu. Romandaki coğrafya merakını da kışkırttı. Toroslara gitmeye karar verdim; gittim. Dağ köylerine, taş evlere, dar geçitlere baktım. Okuduğumun bir kısmı oraya yerleşmişti; görünce ne demek istediğini anladım. İnce Memed roman etkisi benim için klasik okuma deneyiminin ötesine geçti. Bir kitabın beni coğrafyaya, botanik merakına, yürüyüş alışkanlığımın değişmesine götüreceğini düşünmezdim. Büyük hikayeler bazen bu kadar dışarı taşıyor insanı.