Yeniden hedefleme reklam stratejisi, e-ticaret gelirimizi asıl kaldıran şey oldu. Ama bu farkı keşfedene kadar yanlış yerde bakıyordum. Siteme trafik geliyordu. İnsanlar bakıyor, sepete atıyor, sonra gidiyordu. Alışveriş sepeti terk oranım yüzde yetmişti. Yüzde yetmiş. Yani on kişiden yedi tanesi ellerinde alışverişle çıkıp gidiyordu. Bir dijital pazarlama danışmanı bunu görünce şunu söyledi: "Yeniden hedefleme reklamları kurmadınız mı?" Kurmamıştım. O zamana kadar sadece yeni müşteri bulmayı düşünüyordum. Yeniden hedefleme reklam çalışması başladı. Siteyi ziyaret eden ama satın almayan kullanıcıları tekrar hedefledik. Sepete ürün ekleyip bırakanlara özel içerikler hazırladık. "Hâlâ düşünüyor musunuz?" mesajlı kısa, odaklı reklamlar. İlk ay sonuçları etkileyiciydi. Yeniden hedefleme reklam dönüşüm oranı, ilk kez gelen ziyaretçilerin üç katıydı. Bu mantıklıydı, siteye bir kez bakıp giden kişi zaten bir ilgi göstermişti. Onlara tekrar dokunmak çok daha verimli. Alty aylık süreçte ikinci büyük öğrenim segmentasyon oldu. "Siteyi ziyaret edenler" tek bir kitle değil. Ürün sayfasına bakanlar, sepete atanlar, ödeme sayfasına kadar gidenler, bunların her biri farklı mesaj istiyor. Yeniden hedefleme reklam stratejisi bu segmentasyon üzerine kurulunca dönüşüm oranları tekrar yükseldi. Altı ayın sonunda gelir iki katına çıkmıştı. Bütçe değişmemişti. Sadece paranın nereye gittiği değişmişti. Yeniden hedefleme reklam çalışması bana şunu öğretti: Yeni müşteri aramak pahalı, var olan ilgiyi satışa dönüştürmek çok daha verimli. İki şeyi dengeli götürmek gerekiyor.