Programlamada döngüler, aynı işi defalarca tekrar etmek zorunda kalmamak için kullanılır. Düşünün, bir sınıftaki 30 öğrencinin notunu tek tek ekrana yazdırmanız gerekiyor. Her öğrenci için aynı satırı 30 kez yazmak yerine, bir döngü yazıp bunu bilgisayara bırakırsınız. Döngüler programlamada genellikle iki ana biçimde karşımıza çıkar: for döngüsü ve while döngüsü. İkisi de aynı temel mantıkla çalışır, tekrar et, ama kullanıldıkları durum farklı. For döngüsü, kaç kez tekrar edeceğinizi önceden bildiğinizde kullanılır. Bir listenin her elemanını tek tek işlemek, 1'den 100'e kadar saymak gibi işler için idealdir. "Bu listedeki her şey için şunu yap" mantığını kodlamak için for döngüsü biçilmiş kaftan. While döngüsü ise biraz farklı çalışır. Kaç kez tekrar edeceğini önceden bilmeden, bir koşul sağlandığı sürece çalışmaya devam eder. Örneğin kullanıcıdan doğru şifre girilene kadar sormaya devam etmek istiyorsanız while döngüsü daha uygun. "Doğru cevap gelene kadar sor" mantığı while ile yazılır. Döngülerde dikkat edilmesi gereken önemli bir şey var: döngünün mutlaka bir noktada bitmesi. Koşulu hiçbir zaman yanlış olmayan bir while döngüsü, program çökene kadar sonsuza kadar çalışmaya devam eder. Buna sonsuz döngü deniyor ve çoğu zaman bir hata belirtisi. Döngüler programlamada tek başına değil, değişkenler ve koşullarla birlikte kullanıldığında gerçek gücünü gösterir. Mesela bir alışveriş listesindeki tüm ürünlerin fiyatını toplayıp genel toplam hesaplamak için döngü şart. For ve while arasında seçim yaparken kendinize şunu sorun: tekrar sayısını biliyor musunuz? Biliyorsanız for, bilmiyorsanız while genellikle daha doğru tercih. Zaman içinde hangisini nerede kullanacağınıza dair sezgi de kendiliğinden gelişiyor. Döngüler bir kez kavrandığında, neden bu kadar vazgeçilmez olduklarını anlıyorsunuz.