"Test yazacağım, ama önce özelliği bitireyim" cümlesi benim için tehlikeli bir kalıba dönüştü. Haftalarca bu cümleyi tekrarladım. Test yazmadım. Ve bir gün projem tam anlamıyla kaosa döndü. Unit test yazmanın önemi konusunda teorik olarak bilgi sahibiydim. Herkes anlatıyordu: test yaz, güvenli değiştir, bug'ı erken yakala. Ama sıkıştığımda, deadline baskısında, "bu kadar küçük şey için test mi?" diyordum. Proje büyüdü. Bir modülü değiştirdiğimde başka bir yerde bir şeyler kırılıyordu. Hangi değişikliğin neyi bozduğunu bulmak için saatlerce hata arıyordum. Bazen sabahın dördüne kadar ekranda oturdum. Unit test yazmanın önemi o günlerde elle tutulur hale geldi. Test olsaydı, hangi değişikliğin neleri bozduğunu dakikalar içinde görecektim. Yokluğunda her değişiklik bir kumar oldu. Projeyi bırakmadan önce bir karar aldım: en kritik modüllere geriye dönük test yazmak. Zaman kaybı gibi hissettirdi başta. Ama testleri yazdıkça o modüller için rahatladım. Onlara dokunabiliyordum, ne olduğunu görebiliyordum. O projeden sonra alışkanlığım değişti. Küçük bir özellik bile yazıyorsam yanına test gelir. Belki sadece birkaç kontrol, belki kapsamlı bir senaryo, ama test olur. Unit test yazmanın önemi soyut bir prensip değil. Bizzat acıyla öğrendim. O acıyı bir daha yaşamak istemiyorum.