Yıllarca notaları okuyarak çaldım. Kağıtta gördüğümü parmaklarıma aktardım, notayı ezberledim, kağıt yoksa çalamadım. Müzikle ilişkim tamamen görseldi, işitsel değil. Kulağa göre müzik çalmak diye bir kavramın varlığından haberdardım ama bunu ciddi bir beceri olarak görmüyordum. "Kulak çalanlar nota okuyamaz, nota okuyanlar kulakla çalamaz" gibi saçma bir ayrım kafama yerleşmişti. Değişim çok sıradan bir anda başladı. Bir arkadaşım oturdu, duyduğu bir melodiyi hemen çaldı. Hiçbir nota yoktu, kağıt yoktu, akılda tutacak bir şema yoktu. Sadece dinledi ve çaldı. "Nasıl yaptın?" diye sordum. "Duydum" dedi. Bu kadar. O günden sonra kulağa göre müzik çalmayı çalışmaya başladım. İlk hafta berbat geçti. Basit bir melodiyi duyuyor, aklımda tutamıyordum. İkinci haftada iki notayı tutmayı öğrendim. Üçüncü haftada beş. Kulak eğitimi kaslar gibi; çalıştıkça güçleniyor. Bu süreçte fark ettiğim en önemli şey, kulağa göre müzik çalmak öğrenildikçe müzikle kurulan ilişkinin tamamen değiştiğidir. Notaların sizi yönlendirdiği bir sistemden çıkıp sesi takip etmeye başlıyorsunuz. Bir şarkı duyduğunuzda artık "notası var mı?" diye aramıyorsunuz. Kafanızda bir şeyler şekilleniyor ve enstrümanınıza aktarıyorsunuz. Doğaçlama da bu yolla açıldı benim için. Daha önce doğaçlama yapamıyordum çünkü nota dışına çıkamıyordum zihinsel olarak. Kulağa göre müzik çalmak öğrendikten sonra doğaçlama bir boşluğa atlamak değil, duyduğumu anında ifade etmek gibi hissettirdi. Elbette nota okumaktan vazgeçmedim. İkisi birbirinin düşmanı değil. Ama artık notalar bir emir değil, bir rehber. Kulağıma göre müzik çalmak ise o rehberi geçip kendi sesimle yürümek gibi. Bir fark var ama: önce kulak, sonra her şey diğeri. Tersine başlarsanız kulağınız sustukça körleşir. Bu beceriyi geliştirmek için her gün yaptığım tek şey şuydu: duyduğum melodileri enstrümanımda bulmaya çalışmak. Kafede duyduğum müzik, telefondan geçen bir reklam melodisi, kafamda dönen bir şarkı. Hepsini enstrümanımla takip etmeye başladım. Haftalar sonra bu oyun benim en sevdiğim alıştırmaya dönüştü. Kulağa göre müzik çalmak bir yetenek değil, bir alışkanlık.