Tiyatro festivali yerli uluslararası dengesi, Türkiye'deki festivallerin içerik politikasında kritik bir kırılma noktasını işaret ediyor. Uluslararası prodüksiyonlar festivale prestij ve izleyici çekiyor, doğru. Ama bu ağırlık yerli üretimi sıkıştırıyor mu? Tiyatro festivali programlarına bakıldığında şunu görmek mümkün: Uluslararası oyunlar ana sahneleri, büyük tanıtım bütçesini ve prime-time slot'ları alıyor. Yerli prodüksiyonlar çoğu zaman sabah gösterimi, küçük sahne ya da paralel program bloğuna yerleştiriliyor. Bu yerleşim farkı, seyirci sayısını ve görünürlüğü doğrudan etkiliyor. Bir de finansman boyutu var. Uluslararası bir prodüksiyonu davet etmek, genellikle yerli bir prodüksiyona destek vermekten çok daha pahalı. Turnee maliyetleri, konaklama, çeviri hizmetleri, bunların toplamı, birkaç yerli projenin bütçesine eşdeğer. Tiyatro festivali yerli uluslararası denge kurulurken bu maliyet farkını görünür kılmak gerekiyor. Festivallerin uluslararası oyunlara yönelmesinin gerekçesi anlaşılır: Altyazı sorununun çözülmesiyle yabancı dildeki oyunlar artık daha geniş izleyiciye ulaşabiliyor. Ama bu erişim kolaylığı, yerli üretimin desteklenmesinin önüne geçmemeli. Öneriler: Her tiyatro festivali için yerli üretim kotası oluştur. Yerli prodüksiyonları da aynı görünürlük kaynaklarına (fragman, tanıtım, basın) eriştir. Festival ödüllerinde yerli-uluslararası kategorisini ayrıştır. Tiyatro festivali yerli uluslararası dengesini doğru kurmak, hem prestij hem kök demek.