Elif Şafak Aşk roman inceleme, Mevlana Celaleddin Rumi'nin hayatına ve düşüncesine çağdaş bir pencere açmayı amaçlayan bu romanı hem içerik hem de biçim açısından değerlendirmeye davet ediyor. Roman, 13. yüzyıl Anadolu'sundan 21. yüzyıl Boston'una uzanan çift zamanlı kurgusuyla geniş bir okuyucu kitlesine ulaştı; ancak bu erişilebilirlik beraberinde bazı edebi tartışmaları da getirdi. Elif Şafak Aşk roman inceleme perspektifinden romanın güçlü taraflarına bakıldığında sûfî düşünceyi popüler kurgu formatına çevirme becerisi öne çıkıyor. Şems-i Tebrizi ve Rumi arasındaki ruhani dostluğun yıkıcı dönüştürücülüğü, edebiyat okuyucusu olmayan kitlelere bile ulaşan bir anlatı enerjisiyle aktarılıyor. "Aşk" kavramının dört unsura (su, ateş, toprak, hava) bölünerek işlenmesi yapıya hem sembolik hem de ritmik bir çerçeve kazandırıyor. Çift zamanlı kurguda modern İstanbul'dan Amerikalı akademisyen Ella'nın çizgisi, romanı iki ayrı roman gibi okutan bir ayrışmaya yol açıyor. Bazı okuyucular için bu yapı zenginleştirici bir perspektif değişimi; diğerleri için ise her birinin potansiyelini sınırlayan bir dağılma. Elif Şafak Aşk roman inceleme tartışmasının en çok sürdüğü alan bu bölme. Romanın Şems karakteri üzerinden kurduğu provokasyon da değerlendirmeyi hak ediyor. Yerleşik dini düzeni sorgulayan, tekke geleneklerine kural ve hiyerarşi içinde değil bireysel dönüşüm üzerinden yaklaşan Şems, anlatı boyunca tam olarak kavranamayan muğlak ama büyüleyici bir figür olarak konumlanıyor. Bu muğlaklık bir karakter zenginliği mi yoksa tutarsızlığı mı, yanıt okuyucudan okuyucuya değişiyor. Elif Şafak Aşk roman inceleme değerlendirmesinin özeti şu yönde kurulabilir: Roman sûfî estetiğini geniş bir okuyucu kitlesine tanıtma işlevini başarıyla yerine getiriyor; ancak her iki zaman diliminin ayrı ayrı derinleşmeyi hak eden konularını daha sınırlı bir biçimde ele alıyor. Popüler kurgu ile felsefi romanın sınır hattında konumlanan bu yapıt, ne tam olarak birincisi ne de tam olarak ikincisi.