Bir mahkeme kararını, evlilik cüzdanını ya da tapu senedini yabancı bir dilde resmi işlemlerde kullanmak istediğinizde karşınıza çıkan ilk şart genellikle "onaylı çeviri" olur. Hukuki çeviri, sıradan bir çeviriyle aynı kefeye konulamaz; hukuki geçerliliği olan belgeler söz konusu olduğunda yalnızca yetkili çevirmenler bu işlemi yapabilir. Onaylı çeviri Türkiye'de noterden geçirilmiş ya da yemin etmiş çevirmen tarafından yapılmış çevirileri ifade eder. Noterin onayı çevirinin içeriğini değil çevirmenin kimliğini ve imzasını doğrular; asıl sorumluluk çevirmene aittir. Hukuki çeviri bu nedenle son derece dikkatli bir terminoloji seçimi gerektirir; hukuk sistemleri arasındaki kavramsal farklılıklar çoğu zaman birebir karşılık bulmayı imkânsız kılar. Örneğin İngiliz hukuk sistemindeki "affidavit" kavramı Türk hukukunda tam bir karşılık bulmaz. Çevirmen bu durumda ya kavramı açıklayıcı bir notla aktarır ya da en yakın işlevsel karşılığı kullanır. Hukuki çeviri bu nüansları fark edip doğru kararlar vermek demektir; hata, belgeyi hükümsüz kılabilir veya hukuki süreçleri sekteye uğratabilir. Onaylı çeviri talebinde bulunurken birkaç noktaya dikkat etmek gerekir: Çevirmenin ilgili dil çiftinde sertifikası olmalı, tercüme bürolarının belge teslim süreleri planlanmalı ve yurt dışı işlemler için apostil şartı araştırılmalıdır. Farklı ülkeler farklı onay mekanizmaları talep edebilir. Hukuki çevirinin karmaşıklığı tam da bu çok katmanlı gereksinimlerden kaynaklanır.