İklim değişikliği nedir diye sorulduğunda pek çok kişi "hava nasıl değişiyor" diye yanıt verir. Ama ikisi arasında önemli bir fark var. Hava, bugün ya da bu hafta dışarısının nasıl olduğunu anlatır. İklim ise uzun yıllar boyunca bir bölgede görülen ortalama koşulları ifade eder. İklim değişikliği bu ortalama koşulların kalıcı biçimde bozulmasıdır. Dünyanın sıcaklığı sanayi devriminden bu yana yaklaşık 1,1 derece arttı. Bu rakam küçük görünebilir; ama gezegenin enerji dengesi açısından son derece büyük bir kayma. Bu ısınmanın temel nedeni sera gazları: karbondioksit, metan ve diazotmonoksit. Bu gazlar güneşten gelen ısıyı atmosferde hapsederek sıcaklığı yukarı çekiyor. İklim değişikliğinin etkileri her yerde aynı değil. Kutuplardaki buzullar eriyor, deniz seviyeleri yükseliyor. Bazı bölgeler daha sık ve şiddetli seller yaşarken bazıları uzun kuraklık dönemleriyle boğuşuyor. Türkiye'nin Ege ve Akdeniz kıyıları da bu değişimlerden payını alıyor; yazlar uzuyor, su sıkıntısı derinleşiyor. Bu tablonun arkasında çoğunlukla fosil yakıt kullanımı var. Kömür, petrol ve doğalgazın yakılması atmosfere büyük miktarda karbondioksit bırakıyor. Ormansızlaşma da buna katkıda bulunuyor; çünkü ağaçlar bu gazları tutmak için doğanın en güçlü araçlarından biri. İyi haber şu: İklim değişikliği nedir bilmek artık çok daha kolay ve bu bilgiyle hareket etmek mümkün. Yenilenebilir enerjiye geçiş, enerji tasarrufu, sürdürülebilir tüketim ve farkındalık yaymak, bunların hepsi bu süreci yavaşlatmada rol oynuyor. Gezegenin geleceği büyük ölçüde önümüzdeki on yıllarda alınacak kararlara bağlı.