Bir gün beyin nasıl çalışır deneyimini merak edip nörobilim üzerine okumaya başladım. Kısa ve sıradan bir merak gibi başladı. Üç gün sonra kendi düşüncelerime farklı gözlerle bakıyordum, ve bu biraz korkutucuydu. Öğrendiğim ilk şey bellek hakkındaydı. Hatırlamak aslında bir geri alma işlemi değil, yeniden inşa etme işlemi. Her hatırladığınızda anıyı biraz değiştiriyorsunuz. Bu bilgi aklıma takıldı: "O zaman çocukluğumdan net hatırladığımı sandığım şeyler ne kadar doğru?" Beyin nasıl çalışır deneyimi beni en çok şaşırtan kısım karar verme süreciydi. Araştırmalar, beynin kararı vermeden birkaç saniye önce sinir sinyallerinin harekete geçtiğini gösteriyor. Yani "ben karar veriyorum" hissi biraz gecikmeli bir farkındalık gibi. Bunu okuyunca garip bir his kapladı içimi. Kendiliğinden düşünen, kendiliğinden karar veren bir makinenin içinden bakıyormuşum gibi hissettim. Korkutucu mu? Biraz. Ama aynı zamanda büyüleyici. Kendi önyargılarım hakkında da çok şey öğrendim. Onaylama önyargısı, sadece kendi görüşümü destekleyen bilgileri arayıp karşı kanıtları görmezden gelme eğilimi, bende nasıl çalışıyordu? Bu soruyu sormak rahat değildi. Beyin nasıl çalışır öğrenmek bana iç gözlem kapısı açtı. Artık sinirlendiğimde "Amigdala devreye girdi" diyebiliyorum içimden, bu küçük bir mesafe koyuyor. Tepkilerimin farkında olmak onları tamamen ortadan kaldırmıyor ama yönetmeyi kolaylaştırıyor. Kendini tanımak için nörobilimden geçmek şart değil. Ama o kapıyı bir kez araladınızda, bakış açınız değişiyor.