Geç yaşta kariyer değişikliği deyince insanlar genellikle şüpheyle bakıyor. "Bu yaşta mı?" sorusu sık geliyor. Ben 35'te girdim sınava, 36'da başladım derse. Sınıfın ilk günü, çevremdeki çoğu öğrencinin on sekiz, on dokuz yaşında olduğunu gördüm. O an garip bir his geldi. Ama hayret, birkaç dakika sonra geçti. Çünkü neden orada olduğumu biliyordum. Geç yaşta kariyer değişikliği getirdiği şeyle beraber geliyor: olgunluk. Ben o derslere sorular götürdüm, o yaştakilerin çoğu henüz neyi soracağını bilmiyordu. Bu fark bazen avantaj, bazen yük oldu. Avantaj şuydu: deneyimlerim teorik kavramlara anlam kattı. "Sözleşme" derken gerçek hayatta karşılaştığım anlaşmazlıkları düşünüyordum. Hoca anlatırken o bağlantı kuruluyordu. Yük şuydu: eski kariyer bırakmanın duygusal ağırlığı. Geçmişe yatırım yapılmış bir kariyeri bırakmak, bir tür kayıp. Bu kaybı işlemek zaman aldı. Geç yaşta kariyer değişikliğinin en büyük öğretisi şu oldu benim için: Yaşın getirdiği deneyim, yeniden başlamayı zorlaştırmıyor. Tam tersine, ne istediğini daha iyi bilmek, süreci daha verimli kılıyor. 18 yaşında yapamazdım bunu. 35'te yapabildim.