Rails'e başlamadan önce her şeyi tek dosyada yazardım. Veritabanı sorgusu, iş mantığı, HTML, hepsi bir arada, iç içe geçmiş. Kod çalışıyordu ama birkaç hafta sonra ne yaptığını anlamak için sıfırdan okumak gerekiyordu. MVC mimarisi öğrenme sürecim Rails projesiyle başladı. Model, View, Controller, üçü ayrı, her birinin net bir sorumluluğu var. İlk gün çok soyut geldi. "Neden bu kadar parçalamak zorundayım, tek dosyada yazarsam olmaz mı?" diye düşündüm. Cevabı üçüncü haftada aldım. Controller içinde bir şeyi değiştirdim, Model'a dokunmadım, ve Model çalışmaya devam etti. View'da tasarımı güncelledim, iş mantığı hiç etkilenmedi. Bu ayrışma anlamsız kurallar bütünü değil, gerçek bir kolaylık sağlıyordu. MVC mimarisi öğrenme sürecindeki en büyük "tık" ise şu oldu: bir arkadaşım projeye bakmak istedi. Controller dosyasını açtık, otuz satır kod vardı, ne yaptığı açıktı. Eski tek-dosya yaklaşımımda kim ne bulsaydı beş yüz satır karmaşası. Rails bana kod yazmayı değil, kodu düzenlemeyi öğretti. Sonraki projelerde Rails kullanmasam bile MVC düşüncesi kafama yerleşmişti. Django'ya geçtiğimde, Express kullandığımda, hep aynı ayrışma prensibini aradım. Bir mimari öğrendiğinizde sadece bir framework öğrenmiyorsunuz. Probleme bakış açınız değişiyor. Rails benim için o kapıyı açan araç oldu.