Sismik izolasyon temel tasarımı, yapı ile zemin arasına yerleştirilen özel izolator birimleriyle deprem kuvvetlerinin üst yapıya iletimini köklü biçimde azaltan ileri bir yapı mühendisliği stratejisidir. Bu yaklaşım, yapının temel periyodunu zemin hakimiyet periyodundan uzaklaştırarak dinamik büyütme etkisini minimize eder. En yaygın kullanılan sismik izolasyon sistemleri kurşun çekirdekli kauçuk mesnetler (LRB - Lead Rubber Bearing), saf elastomerik mesnetler (LNR - Low-damping Natural Rubber) ve sarkaç tipi sürtünme izolatörleridir (FPS - Friction Pendulum System). LRB sistemlerinde sismik izolasyon temel tasarımı açısından kurşun çekirdeğin histeretik enerji yutma kapasitesi belirleyici olmakta; eşdeğer sönüm oranı tipik olarak %15-30 düzeyine ulaşmaktadır. FPS'de ise sferik yüzey geometrisi ile etkin sarkaç uzunluğu arasındaki ilişki periyod kontrolünü sağlar. Sismik izolasyon temel tasarımında zemin hareketi spesifikasyonu kritik girdi parametresidir. Çevrim çökmesi (cyclic degradation), değişken yatay yük altında düşey stabilitenin doğrulanması ve yatay yer değiştirme kapasitesi (displacement demand) TBDY 2018 ve AASHTO kılavuzlarının temel kontrol başlıklarını oluşturur. İzolasyon kütlesinin belirlendiği izole kütük analizi ile üst yapının rijitliğinin tasarıma etkisi çok serbestlik dereceli (MDOF) modeller kullanılarak doğrulanmalıdır. Uygulama açısından önemli kısıtlamalar da mevcuttur. Sismik izolasyon temel tasarımı yumuşak ve derin zemin profili olan alanlarda beklenen performansı sağlayamayabilir; zemin hakimiyet periyodunun uzun olduğu kil zeminler bu konuda özellikle risklidir. Ayrıca yakın fay bölgelerindeki (near-fault) hareketlerin içerdiği yön etkisi (directivity) ve atım darbe özellikleri izolatör taleplerini konvansiyonel analizin ötesine taşıyabilir.