Farklı kültürlerde davranış kuralları, seyahatin en çok gözden kaçırılan ama en etkili boyutlarından biridir. Küçük bir jest yanlış yorumlandığında ciddi tatsızlıklara yol açabilir; tersine, yerel adetlere saygı göstermek insanların size kapılarını açmasını sağlar. Beden dili kültürden kültüre köklü biçimde değişir. El sıkışmak Batı ülkelerinde standart bir selamlama iken Japonya'da hafif bir baş eğmek daha uygundur. Tayland'da birinin başına dokunmak büyük saygısızlıktır; Ortadoğu'nun bazı bölgelerinde ise taban görünür olacak şekilde bacak bacak üstüne atmak hoş karşılanmaz. Farklı kültürlerde davranış kuralları çoğu zaman beden diline ilişkin bu ayrıntılardan oluşur. Giyim konusunda dini ve toplumsal bağlamı gözetmek gerekir. Camilere, tapınaklara ya da bazı kiliselere girerken omuz ve diz kapatılmalıdır; bazı mekanlarda ayakkabı çıkarma zorunludur. Yerel pazarlarda veya korunan alanlarda da dress code geçerli olabilir. Yemek adabı kültürlerarası etkileşimin en görünür alanlarındandır. Japonya'da çubukları yemeğe dikey saplamak cenaze ritüelini çağrıştırır; Hindistan'da sol el kirli kabul edildiğinden yemek sağ elle yenilir. Mısır ve bazı Arap ülkelerinde tabağı tamamen bitirmek ev sahibine mide doygunluğunu değil yetersiz ikram ettiğini hissettirebilir. Dinî ritüelleri gözlemleyin ama katılmak için davet bekleyin. Tapınaklarda, camilerde veya kilise törenlerinde fotoğraf çekmeden önce izin istemek temel bir kuraldır. Farklı kültürlerde davranış kuralları çoğunlukla bu tür fırsatları saygıyla değerlendirmek demektir. En pratik öneri: seyahat edeceğiniz ülkeyi araştırın, yerel rehberler ve deneyimli gezginlerin yazdıklarını okuyun. Hata yapmaktan korkmayın; dürüst bir özür çoğu kültürde kabul görür.