Bilişsel psikoloji alanındaki yeni araştırma bulguları, kısa mola odaklanma süresini uzatmadaki rolünü sayısal verilerle destekledi. Farklı kurumlardan araştırmacıların ortak çalışması olan bu proje, dikkat kapasitesinin mola sıklığıyla nasıl değiştiğini sistematik biçimde inceledi. Kısa mola odaklanma performansı üzerindeki etkisini ölçmek için katılımcılara iki farklı çalışma koşulu uygulandı. Birinci grupta katılımcılar, iki saat boyunca kesintisiz çalıştı. İkinci grupta ise her kırk beş dakikada bir on dakikalık mola uygulandı. Konsantrasyon testleri ve görev hata oranları karşılaştırıldığında mola yapan grubun açık üstünlüğü dikkat çekti. Kısa mola odaklanma ilişkisi yalnızca hata oranında değil, öznel yorgunluk algısında da belirgin biçimde kendini gösterdi. Molalı program uygulayan katılımcıların iki saatin sonunda bildirdiği zihinsel tükenme düzeyi, kesintisiz çalışan gruba göre önemli ölçüde düşüktü. Araştırmacılar, mola içeriğinin de sonuçları etkilediğini tespit etti. Ekrandan uzaklaşmayı, hafif egzersizi ya da kısa bir yürüyüşü kapsayan molalar, sosyal medya taraması veya e-posta kontrolü içeren molalara kıyasla çok daha iyi yenilenme sağladı. Bu bulgu, molaların "niteliğinin" süresinin önüne geçebileceğine işaret ediyor. Kısa mola odaklanma bağlantısı, uzaktan çalışma düzenlerinde özellikle belirginleşiyor. Ofis ortamına kıyasla evde çalışanların mola sıklığını kendiliğinden azalttığı, bu durumun ise üretkenlik düşüklüğüne yol açtığı gözlemlendi. Uzmanlar, bulguların şirketlerin zaman yönetimi politikalarında köklü değişikliklere neden olabileceğini belirtti. Aktif mola teşvik eden iş yeri kültürünün hem çalışan sağlığı hem de verimlilik açısından kazanım sağladığı sonucuna varıldı.