Reaktif kuvvet endeksi (Reactive Strength Index, RSI), sporcuların kısa temastı yüklenme kapasitesini, yani stretch-shortening cycle (SSC) etkinliğini, sayısal olarak tanımlayan bir performans metriğidir. Zeminden kısa süre temas eden hareketlerde (sıçrama, sprint adımı, depar) atletik performansın büyük bölümünü bu kapasite belirler. RSI'nın temel hesaplaması, sıçrama yüksekliğinin zemin temas süresine bölünmesiyle elde edilir: RSI = Sıçrama Yüksekliği (m) / Temas Süresi (s). Drop jump protokolü bu ölçüm için en yaygın kullanılan yöntemdir: Sporcu belirli bir yükseklikten (genellikle 30-40 cm) düşerek mümkün olan en kısa temas süresiyle maksimum yüksekliğe sıçrar. Kuvvet platformları ya da kontakt mat sistemleri hem temas süresini hem uçuş süresini hassas biçimde kaydeder. Yorum perspektifinden reaktif kuvvet endeksi değerleri sporcu türü, yaş, antrenman durumu ve değerlendirme metodolojisine bağlı olarak geniş bir aralıkta dağılır. Elit pliometrik sporcular (özellikle sprinterler ve basketbolcular) 2.5'in üzerinde değerlere ulaşabilirken antrenman başlangıcındaki bireyler genellikle 1.0-1.5 bandında seyreder. Tek başına eşik değerlerden ziyade bireysel gelişim seyrinin izlenmesi ve antrenman periyodizasyonu bağlamında yorumlanması, bu metriğin gerçek değerini ortaya koyar. RSI metodolojisindeki temel varyasyon, birden fazla deneme ortalamasının mı yoksa en iyi denemenin mi esas alınacağıdır. Yorgunluk bağlamındaki ölçümlerde maksimum değer antrenman başarısını, ortalama değer ise enerji yönetimi kapasitesini yansıtır. Bu ayrım özellikle son derece yoğun antrenman bloklarının ardından ya da maç dönemlerinde yapılan nöromüsküler durum taramalarında belirleyici fark yaratır. Reaktif kuvvet endeksi ile sprint hızı ilişkisi araştırmalarında, özellikle 10-30 m sprint süresiyle RSI arasındaki korelasyon birçok çalışmada r=0.60-0.80 arasında rapor edilmiştir. Bu ilişki, reaktif kuvvet antrenmanının hız gelişimine katkısını destekler; bununla birlikte transfer mekanizması yalnızca SSC etkinliği değil, koordinasyon, kuvvet vektörü yönelimi ve eklem sertlik adaptasyonlarını da kapsar. Yaralanma riski perspektifinden düşük RSI değerleri, yüksek antrenman yükü dönemlerinde nöromüsküler yorgunluğun erken göstergesi olarak değerlendirilebilir. Ön çapraz bağ (ACL) yaralanması açısından yüksek riskli sporlarda RSI taraması, profilaktik yükleme kontrol programlarının veri altyapısı olarak kullanılmaktadır.