Hisse geri alım piyasa değeri etkisi, kurumsal finans ve piyasa mikro yapısı araştırmalarının kesişiminde önemli bir yer tutan bir konudur. Şirketlerin geri alım programlarına yönelmesinin ardındaki motivasyonlar, piyasa tepkisinin mekanizmaları ve uzun vadeli hissedar değeri üzerindeki etkileri, hem akademik yazında hem de kurumsal yönetim tartışmalarında süregelen bir analiz gündemini oluşturur. Hisse geri alım piyasa değeri etkisinin temel açıklama çerçevelerinden biri sinyalleme teorisidir. Yönetim, hisselerin piyasada adil değerinin altında fiyatlandığını düşündüğünde geri alım programını bir bilgi sinyali olarak kullanır. Asimetrik bilgi bağlamında içeridekiler (yönetim), dışarıdakilere (piyasa) erişemedikleri özel bilgi aracılığıyla hisse değerinin düşük olduğunu iletmiş olur. Bu modele göre geri alım duyurularının etrafındaki anormal pozitif getiri, olay çalışmalarında (event studies) tutarlı biçimde gözlemlenen, bu sinyal etkisinin piyasa fiyatına yansımasıdır. Serbest nakit akışı hipotezi, hisse geri alım piyasa değeri etkisine alternatif bir açıklama getirir. Jensen'e göre yöneticiler, serbest nakit akışını negatif net bugünkü değerli projelere yatırmak yerine hissedarlara geri dağıttıklarında piyasa bu kararı olumlu yorumlar. Bu perspektifte geri alım duyurusuna piyasanın olumlu tepkisi, yönetimin sermayeyi verimli kullanacağına dair güvenin bir yansımasıdır. Geri alım programları ile temettü ödemesinin hissedar değeri üzerindeki uzun vadeli etkileri karşılaştırıldığında, vergi asimetrisi önemli bir değişken olarak gündeme gelir. Temettü geliri olarak vergilendirilen nakit dağıtımı ile sermaye kazancı olarak vergilendirilen geri alım kazancı arasındaki vergi oranı farkı, bu farkın büyüklüğü ülke vergi sistemine göre farklılaşır, geri alımı birçok yatırımcı için tercih edilen dağıtım mekanizması hâline getirebilir. Hisse geri alım piyasa değeri tartışmasının eleştirel boyutu, kurumsal yatırım kararları üzerindeki olası olumsuz etkilere odaklanır. Yöneticilerin kısa vadeli hisse senedi fiyat hedefleri (stok opsiyon planları, EPS manipülasyonu) baskısıyla Ar-Ge, sermaye harcaması ve işgücü yatırımları yerine geri alımı tercih ettiği iddiası, özellikle 2010'lardaki düşük verimlilik büyümesi tartışmalarında gündeme gelmiştir. Bu argümanın ampirik desteği tartışmalıdır; nedensellik yönünün saptanması metodolojik güçlükler içermektedir. Piyasa mikro yapısı perspektifinden hisse geri alım piyasa değeri etkisi, program büyüklüğü, geri alım hızı, hisse senedinin likiditesi ve piyasa koşullarıyla doğrudan ilişkilidir. Açık piyasa geri alımları, şirketin piyasada kendi hisselerini satın alması, alım-satım spreadlerini daraltabilir ve fiyat keşif sürecini etkileyebilir. Bu piyasa etkisi, büyük ölçekli geri alım programlarında düzenleyici açıdan incelenen bir alan olmayı sürdürmektedir. Geri alım programı büyüklüğü ile kaldıraç oranı arasındaki denkleme dikkat etmek de önem taşır. Borç finansmanıyla gerçekleştirilen geri alımların finansal kırılganlık üzerindeki etkisi, özellikle döngüsel stres dönemlerinde, bu strateji için sınır koyucu bir değerlendirme kriteri oluşturur.