Giriş seviyesi akustik gitar pazarı, müzisyen adaylarının başlangıç deneyimini doğrudan şekillendiren bir segmenttir. Bu nedenle bu segmentteki kalite sorunları, sıradan bir tüketici şikayetinin çok ötesinde bir anlam taşımaktadır. Giriş seviyesi akustik gitar seçerken en sık karşılaşılan sorun, ses kutusu kalitesiyle tuşe işçiliğinin çoğu zaman birbirini dengeleyememesidir. Düşük fiyatlı modellerin büyük bölümünde lamine tahta kullanımı kaçınılmazdır; bu teknik açıdan kabul edilebilir bir tercih olsa da gövde işçiliğinin buna eşlik etmemesi söz konusudur. Eğer sap istifası hatalıysa, perde yükseklikleri düzensizse ya da köprü doğru konumlandırılmamışsa, lamine tahta meselesinin önüne geçen temel bir çalınabilirlik sorunu ortaya çıkmaktadır. Giriş seviyesi akustik gitarların en can alıcı eleştirisi, 'başlangıç için yeterli' varsayımının tüketiciyi yanıltmasıdır. Kötü setup'lı bir gitar, parmak uçlarında aşırı acıya, yanlış poz alışkanlıklarına ve motivasyon kaybına yol açmaktadır. Bu sorunların bir kısmı fiyat setiyle değil, fabrika setup standardıyla ilgilidir. Aynı fiyat aralığındaki iki model arasında çalınabilirlik farkı dramatik olabilmektedir. Alıcıya önerilecek pratik adımlar bellidir: Gitarı eline almadan önce perde üstü tel yüksekliğini ölçmek ya da bir teknik göze geçirmek, kötü setup'lı gitarı elenebilir kılmaktadır. Fabrika çıkışlı setup neredeyse hiçbir zaman optimum değildir; küçük bir teknik müdahale ciddi fark yaratır. Giriş seviyesi akustik gitar almak kötü bir tercih değildir; ama bilinçsizce almak, müzikle ilişkinin henüz başlamadan sekteye uğramasına neden olabilmektedir.