Altı yıl boyunca sayılarla çalıştım. Tablolar, raporlar, projeksiyonlar. İyi para kazanıyordum, iş güvenceli görünüyordu. Ama bir toplantıda birden anladım: burada yarattığım değer kime yarıyor? Finans sektöründen sosyal girişimcilik geçişi ani bir karar değildi. Yıllar boyunca aklımın bir köşesinde biriken bir soru oldu. Hafta sonu gönüllü çalışmalar yapıyordum, sivil toplum kuruluşları, mahalle projeleri, ve o saatlerde farklı hissediyordum. Yoruluyor ama boşalmıyordum. Finans sektöründen sosyal girişimciliğe geçiş için aldığım ilk adım muhasebe becerilerimi sosyal etki alanına taşıyabileceğimi görmekti. Sosyal girişimlerin de mali yönetimi, bütçe planlaması, raporlama ihtiyacı vardı. Tamamen farklı bir gezegene taşınmıyordum. İlk yıl çok zor geçti. Maaşım yarıya düştü. Kariyer statüsü kavramı yeniden tanımlandı, eski çevrem "neden bunu yaptın" bakışları attı. Ama sabah işe giderken hissettiğim şey değişmişti. Finans sektöründen sosyal girişimcilik geçişinin en öğretici yanı şu oldu: finans dünyasındaki titizlik ve metodoloji sosyal sektörde çok nadirdi. Bu açığı görmek beni işte daha değerli kıldı. Getirdiğim disiplin fark yaratıyordu. İki yıl sonra şunu söyleyebiliyorum: maaş farkı kapandı ve zihin farkı açıldı. Her karar biraz daha anlamlı hissettiriyor. Bu değişimi erken yapmış olmayı diliyorum.