Aralıklı tekrar uygulamalarının eleştirisi, dil öğrenme dünyasının en çok tavsiye edilen araçlarından birine daha yakından bakmayı gerektiriyor. Aralıklı tekrar (spaced repetition) yöntemi, bilginin unutulma eğrisine karşı çalışıyor; en çok zorlandığınız kartları daha sık, daha iyi öğrendiklerinizi daha seyrek göstererek uzun vadeli belleğe yerleştiriyor. Bellek araştırmalarının desteklediği bu yöntem gerçekten güçlü. Ama uygulamanın sınırlarını da görmek gerekiyor. Aralıklı tekrar uygulamalarının temel eleştiri noktası, ne öğrettiği ile ne öğretemediği arasındaki farkta yatıyor. Bu uygulamalar kelime-anlam eşleştirmesini, temel gramer yapılarını ve bağımsız bilgi birimlerini öğrenmek için son derece etkili. Ama dili gerçekten konuşmak, anlamak ve üretmek için gereken sözdizimsel akıcılık, pragmatik yetkinlik ve bağlamlı anlam üretme bu araçlarda büyük ölçüde yer almıyor. Bir kelimeyi tek başına ezberlemek, o kelimeyi gerçek bir konuşmada ya da metinde doğru bağlamda kullanmakla aynı şey değil. Araştırmacılar bu farkı üretimsel bilgi (productive knowledge) ile pasif tanıma (receptive knowledge) arasında ayrıştırıyor. Aralıklı tekrar büyük ölçüde tanıma becerisini geliştiriyor; aktif üretim ise çok daha fazlasını gerektiriyor. Bir diğer sorun, öğrenme sürecinin dar bir kanalda sıkışma riskidir. Aralıklı tekrar uygulamaları ile saatler geçirmek, dil öğreniyor olma hissini çok daha güçlü verebiliyor. Bu his gerçekten bir ilerlemeye karşılık gelebilir, ama tüm dil öğrenme bütçesini bu araca ayırmak diğer kritik becerilerin (dinleme, konuşma, okuma, yazma) gelişimini zorlaştırıyor. Aralıklı tekrar uygulamalarının değerini reddetmeden şunu söylemek mümkün: bu araçlar kelime dağarcığını genişletmede gerçek bir bileşen, ama tek başına yeterli bir yöntem değil. Kapsamlı dil öğreniminde bu araçların yanına konuşma pratiği, okuma ve gerçek iletişim bağlamları da eklenmelidir.