Su tasarruflu duş başlığı deneyimi benim için hem pratik hem de düşündürücü bir yolculuğa dönüştü. Eski duş başlığım on iki yıllık, hiç değiştirmemiştim. Bunu bir komşu söyleyince fark ettim; "Ne zaman aldın?" diye sordu, hatırlamadım. Değiştirme kararı aldım. Piyasada farklı seçenekler var: akış kısıtlamalı, hava karıştırmalı, basıncı artıran. Ben dakikada dokuz litreye kadar düşüren modeli seçtim; eski başlığım on dört litreydi. Su tasarruflu duş başlığı deneyiminin ilk günü beklediğimden farklıydı. Basınç azaldı mı diye endişelenmiştim; ama hava karıştırma sistemi sayesinde su saçılması güçlüydü. Fark etmedim neredeyse. Bu sürpriz hoştu. Fatura günü geldiğinde hesapladım. Su tüketimim yaklaşık yüzde yirmi düşmüştü. Aylık tutar küçük görünebilir ama yıla vurduğumda duş başlığının bedeli iki-üç ayda kendini amorti etmişti. Asıl çarpıcı bilgi şu oldu: su tasarruflu duş başlığı deneyiminden sonra araştırdığımda ortalama bir Türk hanesinin duşta ne kadar su harcadığını gördüm. Rakam beklenmedik düzeyde yüksek. Bu bilgi sonrasında çocukluğumdan beri uzun sıcak duş alışkanlığımı da gözden geçirdim; süreyi kısalttım, suyun değerini farklı düşünmeye başladım. Su tasarruflu duş başlığı deneyimi bana şunu öğretti: sürdürülebilir seçimler her zaman bir fedakarlık gerektirmiyor. Doğru ürünü seçersen ne konfordan ne alışkanlıklarından vazgeçiyorsun, ama kaynak tüketimini düşürüyorsun. Bu denge aslında çok makul bir çözüm.