Çalışanken girişimci olmak, iki ayrı hayatı aynı anda sürdürmek gibi. Bunu yapabileceğimi sanıyordum. Bir süre sonra ikisi de zarar gördü. Gündüzleri tam zamanlı çalışıyordum, akşamları kendi fikrimi geliştirmeye çalışıyordum. İlk üç ay heyecanla geçti. Sonra birikim olmadan ilerlemenin sınırlarına çarptım. Çalışanken girişimci olmak için en büyük zorluk: zihinsel alan. Bedenim akşam 18'de işten çıkıyor ama zihin çalışmaya devam ediyor. O yorgun kafayla yaratıcı düşünmek zor. Birinci yılın sonunda bir karar noktasına geldim. Ya tam geçiş ya da kısmi girişim hayali olarak kalacak. Bu karar kolayca gelmedi. Gelir güvencesini kaybetmek ciddi bir risktir. Geçişi yönettiğim şey küçük bir birikim fonuydu. Altı aylık gideri karşılayacak bir miktar. Bu birikim kararı özgürleştirdi. Çok az ama yeterince alan açtı. Çalışanken girişimci olmanın bana öğrettiği en değerli şey: hız değil, sürdürülebilirlik. Her gece dört saat uyuyarak çalışmak değil, uzun soluklu düşünerek ilerlemek. İki yılın özeti: tam geçiş yaptım, geri dönmedim. Ama o iki yıllık paralel yürüme dönemini küçümsemiyorum. O dönem olmadan bu geçiş hazırlıklı olmazdı.