Oyunu kapatıp uyumaya gittiğinizde bile kafanızda haritayı çiziyor musunuz? Ana görevi ne zaman son gördüğünüzü hatırlamıyor musunuz? Açık dünya RPG kaybolma sorunu, pek çok oyuncu tarafından utanılacak bir durum olarak görülse de aslında bu oyunların tasarım başarısının en somut kanıtı. Birinci belirti: Yan görev zinciri. Bir görevi tamamlayacaksınız ama üçüncü bir yan görev sizi dördüncüye çekiyor. Ana hikayeye döndüğünüzde ne yaptığınızı bile hatırlamıyorsunuz. Açık dünya RPG kaybolmanın en klasik tuzağı bu. İkinci belirti: Keşif tuzağı. Haritada işaretli bir yer görüyorsunuz, merak ediyorsunuz. O yere gidene kadar iki yeni işaret daha beliriyor. Saatler sonra hâlâ aynı bölgede dönüp duruyorsunuz ve başladığınız yere hiç gitmemişsiniz. Üçüncü belirti: Karakter optimizasyon döngüsü. Envanter düzenlemek, yetenekleri yeniden dağıtmak, ekipmanları karşılaştırmak... Açık dünya RPG kaybolma sürecinde savaşmaktan daha fazla zaman menü ekranında geçirdiğinizi fark ediyorsunuz. Dördüncü belirti: Lore solucanı olmak. Kitaplıkta ya da bir NPC'nin diyalog ekranında bulunan her metni okumak zorunda hissediyorsunuz. Dünya inşası bu kadar derinse ana hikayeye geri dönmek neredeyse suç gibi geliyor. Beşinci belirti: Oturum başında ne yapacağınızı bilmemek. Oyuna giriyorsunuz, haritaya bakıyorsunuz, on dakika karar veremiyorsunuz. Açık dünya RPG kaybolmanın en ileri aşaması budur: seçenek bolluğu size felç getirir. Bu noktada kendinize bir sonraki oturum için tek hedef belirlemek, oyun deneyimini kurtarmanın en işlevsel yolu.