Tenebrism Karavajist sanat, ışık ve karanlık arasındaki aşırı kontrastı dramatik anlatı aracı olarak kullanan bir resim üslubudur. Caravaggio bu yaklaşımı 1590'lar ve 1600'lerin başındaki Roma döneminde radikal bir özgünlükle uygulamış; doğrudan gözlemden üretilen figürler sahne ışığından değil belirsiz bir kaynaktan gelen sert tek yönlü aydınlatmayla yukarıdan ya da kenarden aydınlatılmıştır. Tenebrism Karavajist resim üslubunun teknik anatomisi incelendiğinde chiaroscuro'nun ileri versiyonu olduğu görülür. Chiaroscuro geleneksel olarak modellemeyi, yüzey hacmini, tanımlamak için kullanılırken Caravaggio'nun tenebrismo'su arka planı siyaha dönüştürür ve figürleri karanlıktan çekip çıkarır; bu seçim derinlik yanılsamasını dekoratif değil dramatik amaçla uygular. Sahne tiyatral bir sunum izlenimi uyandırır ve izleyiciyi episodik anlatının doğrudan tanığı konumuna iter. Karavajist hareket Avrupa geneline hızla yayılmış; Hollanda, İspanya ve Fransa'da güçlü takipçiler üretmiştir. Tenebrism Karavajist etkisini taşıyan Gerrit van Honthorst mum ışığı sahneleriyle Amsterdam'da; Artemisia Gentileschi ise güçlü ve dinamik kurgularla Caravaggio'nun duygusal yoğunluğunu kadın figürleri üzerinden kurarak bu geleneği taşımıştır. İspanya'da Jusepe de Ribera Napoli üzerinden Karavajizmi Iberia'ya getirmiş; Velázquez'in erken dönem bodegon resimlerinde de bu etki belirgindir. Tenebrism Karavajist geleneğin sanat tarihi açısından anlamı yalnızca üslupsal değil programatiktir. Kutsal sahnenin idealleştirilmemiş, yoksul bedenlerle ve karanlık mekânlarla sunulması, Tridentum Konsilinin (1545-1563) yönlendirdiği Karşı Reformasyon iletişim stratejisiyle uyumludur: dinsel imgenin sıradan izleyicide doğrudan duygusal etki yaratması hedeflenmektedir.