On iki yıllık klasik bale eğitiminin ardından kontemporariye geçmeye karar verdim. Baleden kontemporariye geçiş herkesin farklı anlattığı bir deneyim. Ben size hem kolaylaştıran hem de zorlaştıran yanını dürüstçe anlatayım. Bale bana çok şey verdi: mükemmel duruş, güçlü merkez, müzikalite. Bunlar kontemporariye geçişte büyük avantaj. İlk derste öğretmen duruşumu beğendi, teknik kontrolümü övdü. Baleden kontemporariye geçiş, teknik açıdan beni öne taşıdı. Ama aynı bale eğitimi beni kısıtlıyordu da. Kontemporar dans özgürlük ister, yere düşmek, omurgayı bükmek, 'yanlış' görünen hareketler yapmak. Benim için en zor olan buydu. On iki yıl boyunca 'çizgiyi boz, sırtını düz tut' diye öğrendim. Şimdi birisi 'çizgiyi boz, eğil, yere in' diyor. Bedenim direniyor, kafa direniyor. Baleden kontemporariye geçiş sürecinde birkaç ay sadece bu 'kontrol bırakma' üzerine çalıştım. Düşmeyi öğrenmek, bırakmayı öğrenmek. Teknik olarak zaten biliyorum, ama izin vermek başka bir şey. Şimdi ikisini birlikte taşıyorum. Bale bana kök verdi, kontemporar bana kanatlar. İkisi birlikte olunca farklı bir dil çıkıyor. Baleden kontemporariye geçiş sanki iki anadil arasında köprü kurmak gibi, bazen çelişiyorlar, bazen birbirini tamamlıyorlar.