Epik tiyatro dramatik tiyatro ayrımı, yirminci yüzyıl sahne sanatlarının en tartışmalı kutuplaşmalarından birini temsil ediyor. Bertolt Brecht'in epik tiyatroyla ortaya koyduğu yabancılaştırma etkisi, klasik dramatik tiyatronun seyirciyi duygusal özdeşleşmeye davet eden yapısını köklü biçimde sorguluyor. Seyircinin konumu: Dramatik tiyatroda seyirci sahneyle duygusal bir köprü kurar; karakterle özdeşleşir, onun acısını ve sevinçini yaşar. Epik tiyatro dramatik tiyatro karşılaştırmasının merkezinde bu köprünün kasıtlı olarak kesilmesi yer alıyor. Brecht, perdeler arasında şarkılar, alt yazılar ya da oyuncunun doğrudan seyirciye seslenmesi gibi tekniklerle bu özdeşleşmeyi kırıyor; seyirciyi düşünen bir gözlemci konumuna taşıyor. Estetik işlev: Dramatik tiyatroda estetik haz ve katarsis hedeflenirken epik tiyatro dramatik tiyatro anlayışına göre sahnede açıklanan olaylar değiştirilebilir gerçeklikler olarak sunulur. Seyirci eğlenmekten öte, eleştirel bir tutum geliştirmeye davet edilir. Artılar ve eksiler değerlendirildiğinde: Dramatik tiyatronun güçlü yanı, evrensel duygusal bağı hızlı kurabilmesidir; seyirci çabuk bağlanır ve etkisi uzun sürer. Epik tiyatronun güçlü yanı, toplumsal meseleler üzerine zihinsel mesafe oluşturabilmesidir; ancak bu yaklaşım duygusal bağ kurmakta zayıf kalabilir. Epik tiyatro dramatik tiyatro karşılaştırması gösteriyor ki her iki yaklaşımın da kendine özgü değeri var; ikilemek yerine harmanlamak, çağdaş tiyatronun en yaratıcı çözümlerinden biri olmayı sürdürüyor.