1915 sonrası aile tarihi araştırma yolculuğum bir fotoğrafla başladı. Annemin çekmecesinde sararmış, köşeleri kırılmış bir fotoğraf. Tanımadığım bir yüz. "Kim bu?" diye sordum. "Büyük dedemin babası" dedi. Başka bir şey söylemedi. O fotoğraf bende bir kapı araladı. 1915 sonrası aile tarihi araştırması yapmak istiyordum. Ailemin nereye gittiğini, nasıl ayakta kaldığını, neyi kaybettiğini öğrenmek. Başlangıçta sadece sorular vardı ve yanıtlayan yoktu. Yaşlı akrabalar ya hayatta değildi ya da bildiklerini paylaşmak istemiyordu. Bazıları "eski şeyler, geç gitsin" dedi. Bu direnişi anladım, ama kabul etmedim. Arşivlere döndüm. 1915 sonrası aile tarihi araştırmak için belge taramak ayrı bir sabır işi. Nüfus kayıtları, göç belgeleri, arazi tescilleri. Parçalar birbirinden kopuk, bazıları hiç yok. Ama bir kaydı buldum. Köy adı, tarih, bir isim listesi. Büyük dedemin babasının adı oradaydı. O listenin başka bir yerde olduğunu bilmiyordum. Belgeyi ekranda gördüğümde ellerim titredi. 1915 sonrası aile tarihi araştırma süreci devam ediyor. Her parça birleşince daha büyük bir tablo ortaya çıkıyor. Bazı yerlerde kopukluk var, belki hiç doldurulamayacak. Ama şu ana kadar bulduklarım bile bir şeyleri değiştirdi. O fotoğraftaki yüz artık isimli. Ve bu isim sadece bir geçmişi değil, benim kim olduğuma dair bir şeyi de taşıyor.