Yuval Noah Harari'nin kaleme aldığı Sapiens kitap incelemesi yapılırken ilk dikkat çeken şey, kitabın akademik bir tarih çalışması gibi sunulmasına karşın oldukça iddialı genellemelerle dolu olduğudur. 2011'de İbranice yayımlanan, ardından düzinelerce dile çevrilen bu eser, milyonlarca okuyucuya ulaşarak popüler tarih yazımının en çok satan örneklerinden biri hâline geldi. Ancak bu geniş okuyucu kitlesine ulaşma çabası, zaman zaman tarihsel doğruluğun gerisinde kalmaktadır. Kitabın en tartışmalı iddialarından biri, Bilişsel Devrim meselesidir. Harari, yaklaşık 70.000 yıl önce Homo sapiens'in beyninde ani bir değişim yaşandığını ve bu sayede dil ile kurgu yeteneği kazandığını öne sürer. Ne var ki bu görüş, paleontoloji ve nörobilim literatüründe hâlâ tartışmalıdır; tek bir keskin "devrim" yerine uzun süreli ve kademeli bir gelişimi savunan araştırmacılar çoğunluktadır. Harari bu belirsizliği okuyucuya yeterince aktarmaz. Tarım Devrimi bölümünde ise kitap ilgi çekici bir tez ortaya koyar: İnsanlar buğdayı evcilleştirmedi, buğday insanları evcilleştirdi. Bu metafor akılda kalıcıdır; ancak arkeolojik bulgular farklı coğrafyalarda tarımın bağımsız biçimde ve farklı hızlarda geliştiğini göstermektedir. Harari bu çeşitliliği tek bir anlatıya sıkıştırırken önemli bölgesel farkları göz ardı eder. Sapiens kitap incelemesi yapan uzmanlar bu noktayı sıklıkla eleştiri konusu etmektedir. Paranın ve imparatorlukların ortaya çıkışını ele aldığı bölümler, kitabın en sağlam kısımlarından sayılabilir. Değiş tokuş sistemlerinin evrimi ve ortak mitlerin toplumları bir arada tutma işlevi konusundaki anlatısı, antropoloji yazınıyla büyük ölçüde örtüşmektedir. Bununla birlikte Harari, sömürgecilik döneminin yıkıcı sonuçlarını işlerken ekonomik ve yapısal etkenler yerine neredeyse yalnızca ideolojik açıklamalara yönelir; bu tercih analizi kısmi bırakır. Kitabın son bölümlerinde biyoteknoloji ve yapay zekânın geleceğine dair spekülatif bir dil hâkimdir. Tarihsel çıkarımdan giderek uzaklaşan bu bölümler, kitabın tarih mi yoksa fütürizm mi olduğu sorusunu akla getirir. Sapiens kitap incelemesi bağlamında değerlendirildiğinde, eserin akademik standartlarla ölçülmesi pek adil olmayabilir; zira Harari açıkça popüler bir okuyucu kitlesi için yazmaktadır. Ancak bu durum, olgusal yanlışları ya da aşırı basitleştirmeleri meşrulaştırmaz. Sonuçta Sapiens, tarihe merak duyanlar için ufuk açıcı bir giriş kitabıdır. İlgi uyandırma ve büyük sorular sorma konusundaki başarısı tartışılmazdır. Bununla birlikte Sapiens kitap incelemesi yapan her okuyucunun şunu aklında tutması gerekir: Bu kitap, tarihsel gerçekliğin tamamını değil, Harari'nin seçtiği ve yorumladığı bir kesitini sunmaktadır. Akademik kaynaklarla desteklenerek okunduğunda değeri artar; tek başına bir otorite olarak kabul edildiğinde ise yanıltıcı olabilir.