Metameri renk davranışı dekorasyon uygulamalarında kritik bir sorun olarak karşımıza çıkar: Mağaza aydınlatması altında mükemmel eşleşen iki renk, doğal gün ışığında belirgin biçimde birbirinden ayrışabilir. Bu fenomen, rengin dalga boyları tarafından değil, insan görme sisteminin farklı ışık kaynaklarına göre yeniden yorumladığı spektral yansıma profilleri tarafından belirlenmesinden kaynaklanır. Metameri renk davranışı dekorasyon bağlamında iki yüzey, aynı renk koordinatlarını (L*, a*, b*) belirli bir aydınlatma koşulu altında üretirken farklı spektral dağılımlara sahip olabilir. Floresan, tungsten ve D65 standart gün ışığı kaynaklarının spektral güç dağılımları (SPD) birbirinden köklü biçimde farklılaşır; bu farklılık, örtüşen metamerik çiftlerin ayrı renk görünümlerine yol açar. Dekorasyon tasarımcısı açısından pratik sonuç şudur: Farklı malzeme kategorilerinden (tekstil, boya, seramik, ahşap) renk eşleştirmesi yapılırken mutlaka birden fazla aydınlatma koşulu altında inceleme yapılmalıdır. D50 ya da D65 standardına kalibre edilmiş renk değerlendirme kabinleri, bu karşılaştırmayı kontrollü koşullarda yapmanın en güvenilir yöntemidir. Metameri renk davranışı bağlamında özellikle dikkat gerektiren malzeme kombinasyonları, organik boyar maddeli tekstillerle mineral pigmentli boyaların bir arada kullanılmasını kapsar. İki farklı kimyasal kromofor sınıfının spektral yansıma eğrileri kesişim noktasında farklı davranır ve bu durum, oda ışığı değiştiğinde renk uyumunun bozulmasına neden olur. Tasarım bütünlüğünün korunması için malzeme seçiminde tek bir pigment ailesine bağlı kalmak ya da metameri indeksini (MI) sözleşmede tanımlamak en doğru yaklaşımdır.