İntegral öğrenmek benim için önce formül ezberlemekti. Belirli kalıplar var, bunlara uyan fonksiyonun integrali şu formülle çıkar. Ezberledim. Soru çözdüm. Ama ne yaptığımı bilmiyordum. Bir gün bir grafik çizdim. Eğri altındaki alanı elle saydım, küçük dikdörtgenler oluşturdum, alanlarını topladım. Sonra aynı fonksiyonun integrali ile karşılaştırdım. Sayılar neredeyse aynıydı. O an içimde bir şey değişti. İntegral öğrenmek benim için gerçek manada bu sayısal karşılaştırma ile başladı. İntegral bir formül değil, bir fikir. "Eğri altındaki alanı bul" fikri. Türevin anlık değişim hızını anlattığı gibi, integral birikimi anlatıyor. Fizikte bunu fark edince her şey daha güzel hale geldi. Hız-zaman grafiğinin altındaki alan mesafeyi veriyor. Güç-zaman grafiğinin altındaki alan enerjiyi veriyor. Formüller bu bağlantıyı kodluyor ama arka planda fiziksel bir gerçek var. İntegral öğrenmek sürecinde en zorlandığım kısım kısmi entegrasyon ve değişken değiştirme teknikleriydi. Bunların "neden işe yaradığını" kavramak formülü uygulamaktan çok daha uzun sürdü. Ama kavradıkça mekanik uygulama da kolaylaştı. Matematiği formül olarak görmek sizi bir yere kadar götürür. Fikir olarak görmek bambaşka bir yere açar.