Oyuna giriyorsunuz, sonsuz bir dünya sizi karşılıyor. Madencilik yapabilirsiniz, ev inşa edebilirsiniz, hayvan çiftliği kurabilirsiniz, keşfe çıkabilirsiniz. Yalnız şu var: kimse size ne yapmanız gerektiğini söylemiyor. Sandbox oyun hedef koyma sorunu, bu türün özgürlüğünün beraberinde getirdiği tuhaf bir handikap. Sandbox oyunların temel vaadi özgürlük. Oyuncu deneyimi kendi şekillendiriyor, kural yok, baskı yok, kaybedilecek bir şey yok. Kulağa harika geliyor. Ama pratikte birçok oyuncu kısa sürede boşlukta asılı kalıyor. Neden? Çünkü insanlar anlam arayışındaki varlıklar. Bir aktiviteye değer atfetmek için o aktivitenin neden yapıldığını bilmek gerekiyor. Sandbox oyun hedef koyma zor çünkü oyunun sunduğu özgürlük, anlam için bir referans noktası sağlamıyor. Psikologlar buna "paradox of choice" yani seçim paradoksu diyor. Seçenek sayısı arttıkça karar vermek zorlaşıyor ve seçimden alınan tatmin azalıyor. Sandbox oyunlarda bu paradoks doruk noktasına ulaşıyor. Bazı oyuncular kendi kendine görevler yaratarak bu sorunu çözüyor: "Bu hafta bir köy inşa edeceğim" ya da "Haritanın tamamını keşfedeceğim." Sandbox oyun hedef koyma pratiği, kişisel disiplin ve yaratıcılık gerektiriyor. Bu da sandığınızdan az insanın doğal olarak yapabildiği bir şey. Yapım şirketleri de bu sorunu fark etmiş durumda. Bazı sandbox oyunlar artık isteğe bağlı görev zincirleri ya da başarım listeleri sunuyor. Bu esneklik hem özgürlük isteyenleri hem de rehberliğe ihtiyaç duyanları aynı oyunda tutmaya çalışıyor.