Türkiye offshore rüzgar enerjisi alanında tarihi bir adım atıldı. Marmara Denizi'nde kurulan ilk pilot denizüstü rüzgar kurulumunun test aşamasını tamamlayarak şebekeye enerji vermeye başladığı Enerji Bakanlığı tarafından açıklandı. Türkiye offshore rüzgar projelerinin önemi, ülkenin enerji coğrafyasına bakıldığında daha net anlaşılıyor. Kara üstü rüzgar kaynaklarının yoğun nüfuslu bölgelere uzaklığı ve iletim altyapısı kısıtları göz önüne alındığında, denizüstü kurulumlar hem yoğun tüketim merkezlerine yakınlığı hem de kara rüzgarına kıyasla daha istikrarlı rüzgar rejimi sunuyor. Türkiye offshore rüzgar potansiyelini değerlendiren teknik analizler, yalnızca Marmara ve Ege kıyılarında geliştirilebilir kapasiteyi onlarca gigavat olarak tahmin ediyor. Bu rakam, ülkenin mevcut toplam kurulu güçle kıyaslandığında önemli bir potansiyele denk geliyor. Karadeniz de fırtına koşulları nedeniyle zorlayıcı olmakla birlikte denizüstü rüzgar kaynakları açısından değerlendirilmeyi hak eder nitelikte. Pilot kurulumdan elde edilecek veriler, dalgalanma koşulları, temel mühendisliği ve bakım lojistiği açısından Türkiye kıyılarına özgü bir bilgi birikimi oluşturacak. Uluslararası denizüstü rüzgar tecrübesi başta Kuzey Denizi olmak üzere çok sayıda deniz ortamında birikmişken Akdeniz ve Ege havzasına uyarlanmış veriler sınırlı kalıyor. Sektör temsilcileri, pilot aşamanın ardından büyük ölçekli lisans süreçlerinin hızlandırılmasını bekliyor. Denizüstü rüzgar için gerekli kablo, dönüştürücü platform ve kurulum gemisi altyapısının kısmen ithalata bağlı kalmasının maliyet üzerindeki etkisi de yakından izleniyor. Yerli üretim kapasitesinin bu alanda geliştirilmesi, uzun vadeli rekabetçilik için kritik görülüyor.